Zamaninda yazamadim. Cok kosturmaca var hayatimizda. Ilgar'dan firsat bulup gizlice yazmak ise mumkun degil. Gizlice yazmak gerekiyor cunku Ilgar bilgisayara karsi fazlasiyla ilgili. Ekrani acik olmayan bilgisayarlarla ancak kendi acabiliyorsa ilgileniyor. Klavyeye iki elinin her bir parmagini kullanarak basiyor, bilmedigimiz kisa yollari kesfedip garip garip pencerelere acabiliyor ya da ekrani ters duz edebiliyor. Hic olmadi bir kedi yavrusu gibi sehpanin ustune tirmanip sirtini ekrana yaslayacak sekilde bilgisayarin uzerine oturuyor.
Iste hal boyle olunca bilgisayarin basina oturmak, hadi oturduk iki satir yazmak cok zor. Ilgar'in dogum gunu icin ne yapacagimizi bilemedim uzun sure. Ilgilenen arkadaslarimiz vardi, onlari cagirip hep birlikte kutlariz diye dusunuyordum. Sonra hic bebek/cocuk olmayan bir ortamda kendi arkadaslarimizla yavrumuzun dogum gununu kutlamak fikri garip geldi.
Sonunda kisa bir tatile cikmaya karar verdik. Babaanne, dede, anne, baba ve Ilgar'dan olusan ekibimizle Sarasota, Siesta Key'e gittik. Acik acik yerin ismini yaziyorum cunku cok guzeldi. Eger siz de bizim gibi ABD'de yasiyor ve mavi deniz ozlemi cekiyorsaniz gitmenizi kesinlikle tavsiye ederim. Masmavi bir okyanus ve hic isinmayan, incecik, bembeyaz kumu ile bayildik buraya. Blue Lizard markali bir gunes kremi kullandim Ilgar icin. Bizler su an yaniklarimizla ugrasirken Ilgar'in pamuk beyaz teni hala eskisi gibi. Ben bir gunes kreminin bu kadar iyi koruyucu etki gosterebilecegini dusunemezdim, tavsiye ederim. Ilgar tum gun gunesin altinda muthis keyifli idi.. Martilari kovaladi, guneslenen insanlarin kucaklarina dogru kostu, havadaki ucurtmalari, parasutleri, reklam ucagini sonsuz ilgiyle izledi, kum ile oynayan diger cocuklarin oyunlarina katilmaya calisti, suda dalgalardan kacti, bebek arabasinda oglen uykusunu uyudu vs.. Sanirim keyifli bir gun sunabildik ona. Sonrasinda aksam yemegi icin gittigimiz yerde dogum gunu pastasi niyetine bol kremali bir tatli alip uzerine mum koyduk. Ilgar yanan mumla ilgilenmekten ziyade pastanin en yenilebilir kismi olan cilekleri asirip yedi. Uzun zamandir merak ettigim dogum gunu pastasi sahnemiz de boyle sonlandi :)
Sevgili oglum, bir tanem, boncukum, bocukum, oglusum, guzelligim, kedi kuzum, essekim, deli manyaam,
Sen hayatimiza gireli aslinda bir yildan cok daha uzun bir sure oldu. Varliginin hayali gercekligi ile karisip duruyor. Ne ismin, ne sen henuz ortada yokken asik oldugum baban ile birlikte senin kadar mutluluk veren bir cocugumuz olacagini zaten biliyordum. Hayal etmesi bile guzeldi, gercegi bazen kalbimi yerinden cikaracak gibi heyecan veriyor. Dogdugun gun miniciktin. Cakmak cakmak bakan gozlerin vardi. Masmavi ates gibi bakiyordun. Inanilir gibi degildi, bizimdin. Zaman cok hizli gecti yavrum, buyuyorsun, yetisemiyorum. Dogum gununun ertesi sabahinda kendi kendine oyun oynarken beni gordugun an heyecanla ayaga kalkip bana dogru kosusun aklimdan hic bir zaman silinmeyecek. Bana simsiki sarilisin, gogsumde uyuyusun, geceleri uyanip koynumda kivrilip uyuman, koynumdayken sicacik gulumsemen, kahkahalarin beni dunyanin en mutlu insani yapiyor. Duam sevdiklerimizle hep birlikte mutluluk dolu uzun omurler yasamamiz. Omrun guzelliklerle dolu olsun yavrum. Dogum gunun kutlu olsun.
10-12 ay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
10-12 ay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
27 Nisan 2011 Çarşamba
11 Nisan 2011 Pazartesi
aile saadeti
Ilgar'in babaanne ve dedesi neyse ki sorunsuz vardilar evimize. Ilgar o gece geleceklerini hissetmis olacak ki sabaha karsi ayaga dikilmis, anneyi uykusuzluk icinde kivrandirmisti. Ilk karsilasma ani biraz gozyasili oldu, heyecanla ona seslenen dedesinden korkup agladi yavru. Fakat o andan itibaren dede ile cok guzel bir iletisime gecti. En basindan beri aralarindan su sizmiyor. Bir keresinde H. isteyken babaanne ile ben markete gidip dedeye biraktik oglani, dondugumuzde keyifler yerindeydi. Bu sabah ise ilk kez babaanne ve dedeye birakip disari ciktik; Ilgar uzun bir suredir ilk kez annesi olmaksizin yemek yiyip uyumus. Ne kadar guzel bir seymis evinde guvendigin insanlarin olmasi.
Bugun misafirlerimiz geleli bir hafta oldu. Dogrusu nasil gecti bunca zaman anlamis degiliz. Bizde onlari guzel agirlamanin hevesi, oradan oraya savuluyoruz. Haftasonunda St. Augustine'e gittik. Once oradaki 'outlet' merkezinden biraz hediye alisverisi yapalim dedik fakat zamanin nasil gectigini anlamamisiz.
Her sey guzel geciyor. Diger yandan bende huzursuzluk hakim. OPT'm gelmis, 3 ay icinde calisma durumumu netlestirmem lazim. 3 ay cok kisa geldi; ben zaten sadece uc aydir calismiyordum. Birazcik daha fazla zaman istiyorum, oglumla biraz daha huzurlu zaman. Simdi makalemi tamamlamak, yeniden CV hazirlamak, is basvurulari ve gorusmeleri yapmak vb. hic bir seye hazir hissetmiyorum :/
4 Nisan 2011 Pazartesi
Babaanne ve dede geliyor!
Bugun oglumun babaannesi ile dedesi geliyor bize. New York'a sorunsuz varmislar, yakinda Orlando ucagi kalkacak. H. onlari almak icin coktan yola cikti bile. Anne ve baba olarak biz cok heyecanliyiz dogrusu. Birlikte gecirecegimiz bir ay icinde daha once hic birimizin tecrube etmedigi bir yasami paylasacagiz. Oglum sevgiye bogulacak, evimiz senlenecek. Oglumuz sabah kalktiginda nasil bir tepki verecek cok merak ediyoruz hepimiz. Skype'tan gayet iyi taniyor babaanne ve dedesini. Dedesi "dedeeemmmm" dese, babaannesi ona "tavsancik tavsancik..." diye hikaye anlatsana yeter tanimasi icin. Bekleyip gorecegiz.
Buyudukce bize olan duskunlugu de artti. Artik babayi kapida karsilayip sevincle kucagina atlamalar, annenin dibinden ayrilmamalar bir hayal degil. Artik evin tumunu Ilgar icin degistirdik, Ilgar'a actik. Ortalikta ulasabilecegi ve ona zarar verebilecek hic bir sey birakmamaya calistik. Simdi serbest bir sekilde evin icinde istedigi gibi dolasabiliyor. Sarhos bir adam gibi oradan oraya savrularak kosma pratigi yapiyor oglumuz :) Son olarak bir donem cokca isiriyordu beni, azaltti diyebilirim. Gerci hala kollarim morluklar icinde; saglik olsun.
Ilgar'la son gunlerde bir mucadele halindeyiz. Altini degistirmek, yemek yedirmek, uyutmak buyuk dert oldu. Iki gun evvel sadece cisli zannettigim bezini degistirirken cok gafil avlanmis ve ustumu basimi kakaya bulamistim. Neredeyse ayakta alt degistirmek zorunda kaliyoruz :) Gecer elbet, degil mi?
Uyku sorunumuz var hala. Genelde emerken uyuyakaliyor ve oyle yatiriyoruz. Eger ayiksa hic bir sekilde yatmayi kabul etmiyor. Artik cok hizli emdiginden uyuyakalmadan doymus oluyor ve uyutma maceramiz basliyor. Cok sey denedik. Belki cocuk odada yalniz olmayi sevmiyor diye yaninda yattik. Belki korkuyor diye yanimiza aldik. Birlikte yatma sahnelerimiz cok ilginc. Ben hic beklemezdim boyle olacagini. Gozunden uyku akan Ilgar bizim yataga gelince aslan kaplan kesilip gozu kapali bir sekilde bizim kafamizin ustu, karnimiz vb. neresi olursa basiyor, basini yasliyor, yanlislikla bir kere gozunu kapamissan actiginda yatagin oteki ucuna gitmis oluyor, ya yorganin altinda ilerler de kalirsa diye korkudan goz kirptirmiyor. Boyle iskenceli bir kac gece gecirdikten sonra derdinin bizimle yatmak olmadigini, bizimle yattiginda cok yorgun dustugunu anladik. Artik oluruna biraktik. Sanmam ki bu durum da diger zamanlar gibi kalicidir.
Ilgar'daki su siralarin en buyuk gelismesi sozel yonde herhalde. Cok konuskan oldu. Normalde oyle 'hadi sunu soyle oglum' dedigimizde soyleyen bir bebek degil. Once onun keyfi isteyecek. En cok uykudan sonra konusmayi seviyor. Muhabbet kusu gibi, salonun penceresinden disari cikarken bildigi kelimeleri tekrarliyor.
Salonumuzun penceresinden guzel bir manzarayi gorebiliyor yavru. Bu konuda cok sansliyiz. Bu sayede agaclardaki, golun kenarindaki ve gokyuzundeki kuslari, sincaplari ve ucaklari (havaalanina yakin olmanin tek avantaji sanirim) gorebiliyor. Kuslar nerede deyince hemen pencereye kosuyor ya da isaret parmagiyla orayi gosteriyor. Ucak sesi duydugunda evin icinde dahi olsa yukariya bakiyor. Sincap ve teyze sayesinde s ve z seslerini soyleyebilir oldu. Karga ne diyor oglum sorusuna 'gak diye cevap veriyor :) Pencereden ya da bahcedeyken, kuslardan bahsettigimizde ğğğğğğğğğ gibi bogazdan bir ses cikariyor, kus gibi sakiyor oglumuz :)
Buyudukce bize olan duskunlugu de artti. Artik babayi kapida karsilayip sevincle kucagina atlamalar, annenin dibinden ayrilmamalar bir hayal degil. Artik evin tumunu Ilgar icin degistirdik, Ilgar'a actik. Ortalikta ulasabilecegi ve ona zarar verebilecek hic bir sey birakmamaya calistik. Simdi serbest bir sekilde evin icinde istedigi gibi dolasabiliyor. Sarhos bir adam gibi oradan oraya savrularak kosma pratigi yapiyor oglumuz :) Son olarak bir donem cokca isiriyordu beni, azaltti diyebilirim. Gerci hala kollarim morluklar icinde; saglik olsun.
Oglumuz olmasi, onun bizim olmasi, boyle buyuk bir sevgiyi yasiyor olmamiz inanilmaz geliyor. Hala inanilir gibi degil bunlar. En inanilmazi yakinda, 20 gun sonra Ilgar'in bir yasinda olacak olmasi. Aklim almiyor, oysa daha dun gibiydi, karnimdaki kipirtilari kalbimi oynatiyordu. Anlatabilecegim gibi bir his degil bu.
*Yukaridaki fotograf gecen yil bugun cekilmisti. Ozluyorum dogrusu.
bu terrible two dedikleri yas dolunca mi basliyor? bir aciklama bulmam lazim ilgar'la verdigim mucadeleye. her seye karsi koyuyor, devamli direnc halinde.
ykusuzluk, aclik degil. inatlasma da degil. zaten bebe daha 1 yasini yeni dolduracak. her seyde mucadele soz konusu. alt degistirtmiyor, ama altini temizledigimizde cok seviniyor. emdirtmiyor ama bir kere meme dudagina degdi mi degmeyin keyfine. yemiyor ama yemegin tadini alana kadar bu. boyle bin tane ornek verebilirim. Biliyorum hic bir sey kalici degil su siralar ama hep boyle mi olacak diye korkuyorum dogrusu. Dillensin bakalim neler diyecek :)
5 Nisan 2011
Gunaydin Turkiye. Burada henuz gecenin 2si. Ilgar ve ben ayaktayiz :)
21.4.2011
Kadinlar neden iyi evhanimi olmak zorundadir? Evim daginiksa ama ben aslinda becerikliysem bunda neden bir ariza olsun? 26 yil boyunca okula gitmis ve calismis bir kadinim. Hayatimda ilk kez (son 3.5 aydir) calismiyorum. Evim yeterince temiz, yeterince yemek pisen bir yer. Daha fazlasina ihtiyacim olmadigini dusunuyorsam bu beni tembel mi yapar? Kadinligimiza yapistirmislar bu etiketleri, onlarsiz eksik yorumlaniyoruz. Cok kiziyorum cok! Onceligimiz ailecek keyfimiz, mutlulugumuz :) Benim yeterli temizligim asla anneleri mutlu edecek duzeyde olamiyor. Dun acikca soylendi, lezzetli yemek ve iyi temizlik yapabiliyor ama yapmiyorsam bir sorun varmis.
ykusuzluk, aclik degil. inatlasma da degil. zaten bebe daha 1 yasini yeni dolduracak. her seyde mucadele soz konusu. alt degistirtmiyor, ama altini temizledigimizde cok seviniyor. emdirtmiyor ama bir kere meme dudagina degdi mi degmeyin keyfine. yemiyor ama yemegin tadini alana kadar bu. boyle bin tane ornek verebilirim. Biliyorum hic bir sey kalici degil su siralar ama hep boyle mi olacak diye korkuyorum dogrusu. Dillensin bakalim neler diyecek :)
5 Nisan 2011
Gunaydin Turkiye. Burada henuz gecenin 2si. Ilgar ve ben ayaktayiz :)
21.4.2011
Kadinlar neden iyi evhanimi olmak zorundadir? Evim daginiksa ama ben aslinda becerikliysem bunda neden bir ariza olsun? 26 yil boyunca okula gitmis ve calismis bir kadinim. Hayatimda ilk kez (son 3.5 aydir) calismiyorum. Evim yeterince temiz, yeterince yemek pisen bir yer. Daha fazlasina ihtiyacim olmadigini dusunuyorsam bu beni tembel mi yapar? Kadinligimiza yapistirmislar bu etiketleri, onlarsiz eksik yorumlaniyoruz. Cok kiziyorum cok! Onceligimiz ailecek keyfimiz, mutlulugumuz :) Benim yeterli temizligim asla anneleri mutlu edecek duzeyde olamiyor. Dun acikca soylendi, lezzetli yemek ve iyi temizlik yapabiliyor ama yapmiyorsam bir sorun varmis.
3 Mayis 2011
Dun gece saat 1den sabah 6:30a kadar Ilgar'in yataginin dibinde yattim. Hali ustunde yatip kolumu yatagina uzattigimdan olusan agri odaklarini siz tahmin edin. Yanimizda da yatmak istemiyor, anacigina layik gordugu iskence bu :/ Biz raziyiz ayni yatakta yatmaya ama o yatamiyor. Hic bir sekilde birlikte uyuyamiyoruz.
4 Mayis 2011
H.'nin anne ve babasi yola ciktilar. Evde garip bir sessizlik, Ilgar ortalikta kosturup dede ve babaannesini ariyor :((
Doktor tavsiyesi ile ilk 'time-out' calismasina baslamis bulunuyoruz. Sebep tabii ki kanatacak kadar fenalikta isirmalar :(
5.5.2011
Oglum guzel bir gun diyerek sabahin 5inde ayaga dikti annesini. Artik 33 yasinda bir anneyim. Inanilir gibi degil!
17.5.2011
Merhaba Ilgar Karan, bugün itibariyle 1 yıl, 0 ay, 23 günlüksün. Senin isminde; İSTANBUL ilinde 0, Türkiye'de 0 kişi var. 0 kisi cunku Ilgar'in vatandaslik islerini hala halledemeyen anne babasi var :/
23 Mart 2011 Çarşamba
11. ayi doldururken
Sanirim burada saatlerin ileri alinmasiyla basladi her sey. Iyi guzel, saatler ileri alindi ama biz uyku saatlerini degistirmesek de olur diye dusunuyordum. Fakat Ilgar yelkovan ile akrebin yerine takilmis olacak daha gec yatip daha erken kalkar oldu. O da yetmedi, geceleri devamli uyanir oldu. Kesin vardir bir sebebi. Belki yine dis cikariyordur, belki buyume atagi geciriyordur. Kim bilir? Sonuc olarak uykusuz gunlerin pencesindeyiz, agliyoruz :)
Uykusuzlugun haricinde ben allerjilerimden dolayi sikinti icindeyim. Son bir kac haftadir cok yuksek duzeyde oldugu soylenen cinar polenleri (ki dogrudan cinara allerjim var) beni hasta dusurdu. Gozlerim sis ve altlari mor, burnum tikali, nefes alamiyorum derken iki gece evvel dilim, bogazim sisti bir anda. En son yedigim elma imis sebebi. Elmadaki bir protein ile halihazirda bulunan bir polenin sebep oldugu allerjik bir reaksiyon sebep olmus buna. Artik yanimda epinefrin igneleri bulundurmak gerekiyormus. Gecti bitti neyse ki. Siz siz olun daha once hic allerjiniz olmayan bir sey dahi olsa dilinizi sisirdiyse, nefes almakta gucluk cekiyorsaniz hic beklemeden acile kosun. Allerji denen sey sadece kasinmaktan ibaret degil. Bu arada anne sutune gecse dahi bebege zarari olmadi soylenen bir allerji hapi (Claritin (Loratadine)) kullanmak zorundayim artik. Benim gibi yapmayin, ilacinizi icmeyip sacma riskler almayin. Insanin aklina ilk gelen cocugu oluyor boyle durumlarda, onlar icin bizim saglikli olmamiz lazim. Neyse..
Ilgar her gecen gun maceralarina yenilerini ekliyor. Yeni bir sey deneyeyim, Nurturia Ani Defteri'nden bazi seyleri kopyalayayim buraya:
19.02.2011
İlk kez
Cocuk parkinda keyfince dolasti, eglendi. Ilk kez tek basina sallandi, kaydiragin merdivenlerinden tirmandi. Annesiyle kaydiraktan kaydi. Diger cocuklarin pesinden gitti, onlarla konusmaya calisti. 6 aylik bir kiz cocugunun pusetinin dibinden ayrilmadi :)
---
20.02.2011
Yaptı
Son zamanlarda eline gecen telefonu, bilgisayar faresini vb. kulagina dayayip cevap bekler oldu :)
---
23.02.2011
İlk kez
Cep telefonunun muzigini actirip sesin geldigi tarafini kulagina dayayarak dans etti :)
---
23.02.2011
İlk kez
Sabah gunesinden duvara yansiyan golgemizi fark etti.
---
04.03.2011
Dedi
dede
---
05.03.2011
Dedi
gaygay (kaykay)
---
06.03.2011
İlk kez
Sonunda bilgisayarin klavyesinin bosluk (space) tusunu cikarmayi basardi.Artik duzgun calismiyor tusumuz :/
---
09.03.2011
İlk kez
Su an bahcede babasinin bira sisesine yapismis durumda bira icmesine engel olundugundan agliyor.
---
10.03.2011
Yaptı
Haliya surdugu erik lekesini cikarmaya calisan annesini taklit edip elindeki peceteyle hali sildi.
---
10.03.2011
Yaptı
Annesinin arkasindan dolanip saclarina yapisti, anneyi sirt ustu devirip boynunu, kollarini isirdi.
---
17.03.2011
Dedi
"Gak!" "Karga ne diyor oglum?" sorusuna cevabi :))
---
17.03.2011
İlk kez
Kertenkele yakaladi!
---
17.03.2011
Dedi
Kaka (sanirim ga ve benzeri hece iceren tum basit kelimeleri soyleyebilir artik :)).
---
17.03.2011
Dedi
"gel" oteki odaya giden babasinin ardindan :))
---
18.03.2011
Yaptı
Artik 5-6 adim atip dusmekten gobegine vura vura volta atmaya gecti.
---
18.03.2011
Dedi
Ilgar
---
19.03.2011
İlk kez
Neseyle tuvaletin icinde ellerini yikadi.
---
21.03.2011
İlk kez
Meyve suyu icti. Annesinin masada biraktigi meyve suyuna ulasip bardagi dikledi. Ustu basi kipkirmizi, sevimli sevimli siritirken yakalandi. Tadini pek sevmedi)
---
22.03.2011
İlk kez
Cupra yedi :) Memleket baliklarindan ilkini tatmis oldu.
---
23.03.2011
İlk kez
Az evvel elinde olan oyuncagin ustune basip dustu. Burnu kanadi, cenesi morardi :(
Not: Ilk fotograftaki kiz bebek benim. Cok susluymusum; en cok ona sasirdim :) Elimde de incir var, onunla susturmaya calismislar beni.
19.02.2011
İlk kez
Cocuk parkinda keyfince dolasti, eglendi. Ilk kez tek basina sallandi, kaydiragin merdivenlerinden tirmandi. Annesiyle kaydiraktan kaydi. Diger cocuklarin pesinden gitti, onlarla konusmaya calisti. 6 aylik bir kiz cocugunun pusetinin dibinden ayrilmadi :)
---
20.02.2011
Yaptı
Son zamanlarda eline gecen telefonu, bilgisayar faresini vb. kulagina dayayip cevap bekler oldu :)
---
23.02.2011
İlk kez
Cep telefonunun muzigini actirip sesin geldigi tarafini kulagina dayayarak dans etti :)
---
23.02.2011
İlk kez
Sabah gunesinden duvara yansiyan golgemizi fark etti.
---
04.03.2011
Dedi
dede
---
05.03.2011
Dedi
gaygay (kaykay)
---
06.03.2011
İlk kez
Sonunda bilgisayarin klavyesinin bosluk (space) tusunu cikarmayi basardi.Artik duzgun calismiyor tusumuz :/
---
09.03.2011
İlk kez
Su an bahcede babasinin bira sisesine yapismis durumda bira icmesine engel olundugundan agliyor.
---
10.03.2011
Yaptı
Haliya surdugu erik lekesini cikarmaya calisan annesini taklit edip elindeki peceteyle hali sildi.
---
10.03.2011
Yaptı
Annesinin arkasindan dolanip saclarina yapisti, anneyi sirt ustu devirip boynunu, kollarini isirdi.
---
17.03.2011
Dedi
"Gak!" "Karga ne diyor oglum?" sorusuna cevabi :))
---
17.03.2011
İlk kez
Kertenkele yakaladi!
---
17.03.2011
Dedi
Kaka (sanirim ga ve benzeri hece iceren tum basit kelimeleri soyleyebilir artik :)).
---
17.03.2011
Dedi
"gel" oteki odaya giden babasinin ardindan :))
---
18.03.2011
Yaptı
Artik 5-6 adim atip dusmekten gobegine vura vura volta atmaya gecti.
---
18.03.2011
Dedi
Ilgar
---
19.03.2011
İlk kez
Neseyle tuvaletin icinde ellerini yikadi.
---
21.03.2011
İlk kez
Meyve suyu icti. Annesinin masada biraktigi meyve suyuna ulasip bardagi dikledi. Ustu basi kipkirmizi, sevimli sevimli siritirken yakalandi. Tadini pek sevmedi)
---
22.03.2011
İlk kez
Cupra yedi :) Memleket baliklarindan ilkini tatmis oldu.
---
23.03.2011
İlk kez
Az evvel elinde olan oyuncagin ustune basip dustu. Burnu kanadi, cenesi morardi :(
Not: Ilk fotograftaki kiz bebek benim. Cok susluymusum; en cok ona sasirdim :) Elimde de incir var, onunla susturmaya calismislar beni.
21 Mart 2011 Pazartesi
allerjide sinir tanimiyorum! bu kez hayatta allerjen etki gostermemis elma yuzunden bogazim dahi sisti, nefes alamiyorum.oglani emzirdim, allerji haplarina siginiyorum. sabaha kadar sut yok :/ allerji polenler ile besin (elma) birlesince cosuyormus.ilk kez oldu bana, elmayi yer yemez gozlerim, burnum, ve bogazim anormallesti. hungur hungur aglama modunda nefes alamadim, dilim ve bogazim sisti. simdi daha iyiceyim, allerji hapinin etki gostermesini bekliyorum.
allerjiden az daha gidiyormusum meger. disaridaki polenlerden biri ile yedigim elmanin olusturdugu muthis kombinasyon dilimi ve bogazimi sisirdi. ben gecer diye beklesem de gecmedi. doktor ucuz atlattigimi ve bir daha boyle sansli olamayacagimi soyleyip acil durumlar icin epinefrin igneleri verdi. igneyi yapmaz ve sonrasinda acili aramazsam 4 dakikam varmis :/ kissadan hisse: allerjik bir bunyeniz varsa daha once hic allerji yaratmayan seyler de insani soka sokabilir. ihmal etmeden acilen doktora gitmeli. sutume etkir diye zararsiz oldugu soylenen ilaclari almamazlik etmemeli.
22.3.2011
ilgar'in kitapligin raflarina tirmanma cabasini gorunce kitapligi da baska odaya kaldirdik. salonumuz cirilciplak kaldi :)
25.3.2011
Dun Ilgar'i cocuk parkina goturdugumde 3-4 yas cocuklarinin ne kadar harika oldugunu dusundum. 4 ufaklik (2 kiz, 2 oglan) direklerin tepesine tunemis birbirleriyle tanisip konusuyorlardi. fikralar anlattilar, kahkahalardan ortalik cinladi. birbirlerine yaslarini soyluyorlar. yasit olmalarinin tesadufune sasip kaliyorlar. cok ama cok keyifliler. kiz cocuklarindan biri asagi indiginde parka yeni gelen baska bir kiz cocugunun yanina kosup o ayakkabilardan kizkardesinde de oldugunu soyleyip konusma baslatti. nasil guzel, nasil sosyal. izlemeye doyamadim. sanirim ilgar'in bir an once o yaslara gelmesini en cok boyle muhabbetler yapabilmek icin istiyorum :) hani 'daha guzel' olacagini degil de daha farkli olacagini, daha cok sey paylasabilecegimizi dusunuyorum. bence yeni dogan zamanlari hep en guzel kalacak.
28.3.2011
Annesi Nurturia'ya ayak ustu bir seyler yazarken poposunu isirdi.
allerjiden az daha gidiyormusum meger. disaridaki polenlerden biri ile yedigim elmanin olusturdugu muthis kombinasyon dilimi ve bogazimi sisirdi. ben gecer diye beklesem de gecmedi. doktor ucuz atlattigimi ve bir daha boyle sansli olamayacagimi soyleyip acil durumlar icin epinefrin igneleri verdi. igneyi yapmaz ve sonrasinda acili aramazsam 4 dakikam varmis :/ kissadan hisse: allerjik bir bunyeniz varsa daha once hic allerji yaratmayan seyler de insani soka sokabilir. ihmal etmeden acilen doktora gitmeli. sutume etkir diye zararsiz oldugu soylenen ilaclari almamazlik etmemeli.
22.3.2011
ilgar'in kitapligin raflarina tirmanma cabasini gorunce kitapligi da baska odaya kaldirdik. salonumuz cirilciplak kaldi :)
25.3.2011
Dun Ilgar'i cocuk parkina goturdugumde 3-4 yas cocuklarinin ne kadar harika oldugunu dusundum. 4 ufaklik (2 kiz, 2 oglan) direklerin tepesine tunemis birbirleriyle tanisip konusuyorlardi. fikralar anlattilar, kahkahalardan ortalik cinladi. birbirlerine yaslarini soyluyorlar. yasit olmalarinin tesadufune sasip kaliyorlar. cok ama cok keyifliler. kiz cocuklarindan biri asagi indiginde parka yeni gelen baska bir kiz cocugunun yanina kosup o ayakkabilardan kizkardesinde de oldugunu soyleyip konusma baslatti. nasil guzel, nasil sosyal. izlemeye doyamadim. sanirim ilgar'in bir an once o yaslara gelmesini en cok boyle muhabbetler yapabilmek icin istiyorum :) hani 'daha guzel' olacagini degil de daha farkli olacagini, daha cok sey paylasabilecegimizi dusunuyorum. bence yeni dogan zamanlari hep en guzel kalacak.
28.3.2011
Annesi Nurturia'ya ayak ustu bir seyler yazarken poposunu isirdi.
16 Mart 2011 Çarşamba
9 Mart 2011 Çarşamba
mercan
Son zamanlarda Ilgar'i emzirirken aklima dedem geliyor hep. Oglum parlak guzel gozlerini ondan almis olmali. Cok severdi beni. Babamdan daha yakin oldum ona. Koskoca govdeli, heybetli ve cok yakisikli bir adamdi. Kiz cocuklari oldugunden Karadenizli diger ailelerin aksine ilk torunlari kiz oldugu icin cok mutluydular. Dedim ya cok severdi beni. Ne kadar sevdigimi sorardi, kollarimi acabildigim kadar acar gosterirdim. Simdi sarilarak goster derdi. Simsiki, simsiki sarilirdim. Ne guzel gulerdi. Bembeyaz saclarini taratirdi bana. Kucagindan indirmezdi. Sonra agaca cikardik birlikte, meyve toplar yerdik. Sofralarimiz muhtesem olurdu. Istahla yemeyi ondan ogrendim herhalde, hamsiyi kilcigiyla yemeyi de :)
Ah yavrum, gorseydi seni cok mutlu olurdu. Bakisirdiniz mercan mercan parlayan gozlerinizle.
Ah yavrum, gorseydi seni cok mutlu olurdu. Bakisirdiniz mercan mercan parlayan gozlerinizle.
3 Mart 2011 Perşembe
10 Aylik Ilgar'dan maceralar
Su an Ilgar'in sag kasi sismis durumda ve rengi mora caliyor. Sag on kesici disinde ise bir sure once fark ettigimiz uzere minnacik da olsa bir kirik var. Son zamanlarda bize cok yakinlasti. Tensel temasi cok seviyor. Bu demek degil ki Ilgar uslu uslu gelip kucagimiza uzanip onu oksamamizi istiyor. Genelde agzi acik bir sekilde uzerimize atilip bizi salya icinde birakarak guresiyor bizimle. Arada yoruldukca onu oksama sansimiz oluyor.
Bir donem ana kucagi diye is yapan sey artik Ilgar'in oyun parkinin (eskiden salonumuz olan oyun alani) bir parcasi oldu. En sevdigi sey uzerine cikip kendi kendine yaylanip sallanmak. Eger ana kucagi koltuga yakin bir yerdeyse hic sansimiz yok, oradan atilip koltuga geciyor ve koltugun tepesine tirmaniyor. 9. ayin basinda ilk adimlarini atmis olsa da hala tam anlamiyla yuruyor oldugunu soyleyemem. Daha cok bir iki adim atip hedefine atilmayi tercih ediyor. Herhalde kasinin ve disinin durumunu acikliyordur bu.
Diger favori mekani mutfak. Mutfaktaki her sey, ozellikle bozdolabi ve dolaplar hedefi halinde. Kendiliginden kapanan buzdolabi kapagina sinir olsa da dolaptan sebze meyveleri bosaltmaktan cok keyif aldigini gorebiliyoruz :) Diger bir oyunu da dolaptaki tavalari cikarip yere vurup cikan sesi dinlemek. Dolaplari yeniden duzenledik, camlari kaldirmak zorunda kaldik. Cam demisken gecenlerde bizi cok korkutan bir sey oldu. Tezgahtan iki tane ic ice konmus kase yere dustu ve tuzla buz oldu. O sirada Ilgar mizmizlanmasina ragmen sirti donuk mama sandalyesinde oturuyordu. Cam parcalari diger odalara kadar zipladi. Inanamadik. Sansliydik ki Ilgar her zamanki gibi ayagimizin altinda degildi. O gun bugundur tezgahin uzerine hic bir cam malzeme birakmiyoruz.
Buralarda hava sicakligi mevsim normallerinin uzerinde son bir haftadir. 30 santigrad dereceye vurdu sicaklik. Tam anlamiyla bahar gelmis durumda zaten. Her yer yeserdi, agaclar rengarenk cicek acti (bu memleketin en sevdigim ozelliklerinden biri). Hal boyle olunca Ilgar ciplakligin keyfini cikardi. Elleriyle gobegine bacaklarina vurup gulmesini izlemek cok keyifli oldu.
Bu haftanin en muhim gelismesi ise ikinci kez teyze olmam, Ilgar'in da kucuk abi olmasiydi. Sevgili kuzenim ikinci cocugunu, oglunu dunyaya getirdi 28 Subat gunu. Guzellikler, mutluluk icinde, anali babali buyusun, upuzun saglikli bir omru olsun kuzumun.
Son zamanlarin en sevdigi aktivitesi yavru kopecikler gibi su sisesini agziyla tasiyip bize getirmek ve bizim ona su icirmemiz. Cok uzun sure su icmeyi reddetti Ilgar. Anne sutu emdikce, kabizlik gibi bir derdi olmadikca sorun etmedik bunu. Ama kati gidaya gectikten sonra her firsatta su sunduk ona. Cesitli yontemler denedim; su bardagi, biberon ve su sisesi ise yaramadi. En son aldigim su sisesinin agizlik kismi slikon. Belki emebildiginden sevdi kim bilir, onunla iciyor suyunu. Son donemlerde buyuk olasilikla demir takviyesi yuzunden kabizlik derdi oldu yavrunun. En sonunda demire bir sureligine ara vermekte buldum cozumu. Ne yedirdiysek ise yaramadi cunku. Tekrar demire baslayinca ne yapacagiz bilmiyorum.
Bir donem ana kucagi diye is yapan sey artik Ilgar'in oyun parkinin (eskiden salonumuz olan oyun alani) bir parcasi oldu. En sevdigi sey uzerine cikip kendi kendine yaylanip sallanmak. Eger ana kucagi koltuga yakin bir yerdeyse hic sansimiz yok, oradan atilip koltuga geciyor ve koltugun tepesine tirmaniyor. 9. ayin basinda ilk adimlarini atmis olsa da hala tam anlamiyla yuruyor oldugunu soyleyemem. Daha cok bir iki adim atip hedefine atilmayi tercih ediyor. Herhalde kasinin ve disinin durumunu acikliyordur bu.
Diger favori mekani mutfak. Mutfaktaki her sey, ozellikle bozdolabi ve dolaplar hedefi halinde. Kendiliginden kapanan buzdolabi kapagina sinir olsa da dolaptan sebze meyveleri bosaltmaktan cok keyif aldigini gorebiliyoruz :) Diger bir oyunu da dolaptaki tavalari cikarip yere vurup cikan sesi dinlemek. Dolaplari yeniden duzenledik, camlari kaldirmak zorunda kaldik. Cam demisken gecenlerde bizi cok korkutan bir sey oldu. Tezgahtan iki tane ic ice konmus kase yere dustu ve tuzla buz oldu. O sirada Ilgar mizmizlanmasina ragmen sirti donuk mama sandalyesinde oturuyordu. Cam parcalari diger odalara kadar zipladi. Inanamadik. Sansliydik ki Ilgar her zamanki gibi ayagimizin altinda degildi. O gun bugundur tezgahin uzerine hic bir cam malzeme birakmiyoruz.
Buralarda hava sicakligi mevsim normallerinin uzerinde son bir haftadir. 30 santigrad dereceye vurdu sicaklik. Tam anlamiyla bahar gelmis durumda zaten. Her yer yeserdi, agaclar rengarenk cicek acti (bu memleketin en sevdigim ozelliklerinden biri). Hal boyle olunca Ilgar ciplakligin keyfini cikardi. Elleriyle gobegine bacaklarina vurup gulmesini izlemek cok keyifli oldu.
Bu haftanin en muhim gelismesi ise ikinci kez teyze olmam, Ilgar'in da kucuk abi olmasiydi. Sevgili kuzenim ikinci cocugunu, oglunu dunyaya getirdi 28 Subat gunu. Guzellikler, mutluluk icinde, anali babali buyusun, upuzun saglikli bir omru olsun kuzumun.
cok sevdigi cevizli ekmek mutfaktan uzaklasmasi icin salonda sunulunca cok kizdi. bir adim ileri, iki adim geri buyuk kararsizlik yasadi :))
istahli olsa gam yemem. ekmek seviyor, bir iki kemirip atiyor. hala sut agirlikli besleniyor. simdilik sut ile idare ediyoruz ama kilo almiyor. korkum 1 yasindan sonra da kati gidaya ilgi gostermemesi. gerci bu hareketlilikle kilo vermedigine de sukretmeli insan. devamli farkli farkli yemeklerden yedirmeye calisiyoruz ama baski yapmadan. doktor "1 yasina kadar verecegin kati gida sadece tat ve doku hissini gelistirmesi icin. emzirme ile beslenmesini sagliyorsun zaten" diyor.
...
sag kasinin ustu mor, on disinin ucunda minicik de olsa kirik var.
...
5 Mart 2011
Buralara bahar geldi. Her agac ayri bir renkte cicek acti. Kacirmadik firsati, botanik bahcesine gittik. Mis misss!
....
7 Mart 2011
Hastayim, gozlerim yaniyor, yaniyorum. Ama Ilgar uyumuyor :/
...
9.3.2011
Dayanamadim Ilgar'i doktora goturdum. Iyi haber: Kulak enfeksiyonu yok. Kotu haber: Paranoyak annelerden oluyorum galiba. doktor cok iyi yapmissin getirmekle dedi. takip etmeye devam etmeliymis.
15.3.2011
Sanirim erdim ben. Gece uyumadim. Mutfagi toplamaya calisirken bacagima yapisik durumdaydi. Yapmaya calistigim yemek ustume ve yere dokuldu. Ve ben butun bunlarin normal oldugunu dusunup gikimi cikarmadim. Sakin sakin temizledim ortaligi. Buyumusum haberim yok :p
kucakta uyuyup da sonra yataga koyunca uyuyan bebeler icin cozum! kucaginizda ince bir yastik uzerinde uyutun bebisi. sonra o yastikla birlikte yatirin. ruhlari duymuyor :) uyuttum ama ne kadar uyur bilemiyorum. dun geceki uykusuzlugun acisini cikarmak icin ben de uyuyacagim simdi :))
16.3.2011
Allerjiden gozunu acamayan ama allerji hapi icemeyen (emziren anneler)! Sozum size! Gozler icin ilac satiliyormus ayrica, bebisi etkilemiyor mus. Evde TV olmamasinin acisini cekmisim kac gundur. Gozlerim kan canagi, 50 yas gozu gibi kuru, burus burus oldu. Spor salonundaki TVde gordum reklamini. Damlalar satiliyor goz icin. Eczanenize sorunuz :p
17.3.2011
Amerika'nin en mutlu sehirlerinden birinde yasiyormusuz :)http://www.theatlantic.com/business/archive/2011/03/americas-new-happiest-cities/
20.3.2011
Oglum tarafindan iskence goruyorum. Kollarim isirik iziyle dolu (sadece beni isiriyor), her gun onlarca sac telim ellerinde kaliyor.
Bunlari cok heyecanlanip bana 'sevgiyle' yaklasinca yapiyor. Isin kotusu her ne kadar bu durumdan sakinmaya calissam da cok canim yandiginda kiziyorum. Kuzum bakiyor oyle saskin saskin :/ Istikrarli bir sekilde 'kontrollu' tepki gostermeye calissam da canim o derece yaniyor ki gozum donuyor diyebilirim :/ Careyi cocugun yanindan kalkip gitmekte buldum bugun, arkamdan saskin ve uzgun bir sekilde agladi. Aci derken oyle boyle degil, kolumu kanatti isirarak. O an insan 'bak oglum, canimi yaktin, yapma' diyemiyor. Sonucta tek care benim dogru duzgun 'yapma'mesajini vermemde. Bakalim nasil becerecegim...
sanirim opmek yerine isiriyor. ben onu opunce oyle karsilik veriyor cunku :)en cok/bir tek beni isiriyor diye sevinsem mi :p bizim bu dert uzun suredir var.istikrarli bir sekilde tepki gostermeyi denedik once, ise yaramadi. sonra tepkisizligin cozum oldugunu okokuduk. babasinda ise yaradi ama beni hala isiriyor. bugun emzirirken yine sevgiyle isirdi, kanatti meme ucunu. tutamadim kendimi hungur hungur agladim. yavrum da zorla gulerek yuzume bakmaya calisiyor.anladi cok kotu bir seyler oldugunu. simdi o halde cocuga hala olumsuz tepki mi verecegim ya da tepkisiz mi kalacagim?ben kendimi toparlayana kadar cirpindi kuzum, sonra bana bir sokulusu var, gormeliydiniz. yanindan gitsem mumkun degil. ikilem hali iste. her halukarda istikrarli bir sekilde yaptiginin kotu bir sey oldugunu anlatacagiz, anlayana kadar da ben bu cileyi cekecegim :) bu arada nese, o cok kucukken oyle seviyorduk, biraktik mecburen :)
istahli olsa gam yemem. ekmek seviyor, bir iki kemirip atiyor. hala sut agirlikli besleniyor. simdilik sut ile idare ediyoruz ama kilo almiyor. korkum 1 yasindan sonra da kati gidaya ilgi gostermemesi. gerci bu hareketlilikle kilo vermedigine de sukretmeli insan. devamli farkli farkli yemeklerden yedirmeye calisiyoruz ama baski yapmadan. doktor "1 yasina kadar verecegin kati gida sadece tat ve doku hissini gelistirmesi icin. emzirme ile beslenmesini sagliyorsun zaten" diyor.
...
sag kasinin ustu mor, on disinin ucunda minicik de olsa kirik var.
...
5 Mart 2011
Buralara bahar geldi. Her agac ayri bir renkte cicek acti. Kacirmadik firsati, botanik bahcesine gittik. Mis misss!
....
7 Mart 2011
Hastayim, gozlerim yaniyor, yaniyorum. Ama Ilgar uyumuyor :/
...
9.3.2011
Dayanamadim Ilgar'i doktora goturdum. Iyi haber: Kulak enfeksiyonu yok. Kotu haber: Paranoyak annelerden oluyorum galiba. doktor cok iyi yapmissin getirmekle dedi. takip etmeye devam etmeliymis.
15.3.2011
Sanirim erdim ben. Gece uyumadim. Mutfagi toplamaya calisirken bacagima yapisik durumdaydi. Yapmaya calistigim yemek ustume ve yere dokuldu. Ve ben butun bunlarin normal oldugunu dusunup gikimi cikarmadim. Sakin sakin temizledim ortaligi. Buyumusum haberim yok :p
kucakta uyuyup da sonra yataga koyunca uyuyan bebeler icin cozum! kucaginizda ince bir yastik uzerinde uyutun bebisi. sonra o yastikla birlikte yatirin. ruhlari duymuyor :) uyuttum ama ne kadar uyur bilemiyorum. dun geceki uykusuzlugun acisini cikarmak icin ben de uyuyacagim simdi :))
16.3.2011
Allerjiden gozunu acamayan ama allerji hapi icemeyen (emziren anneler)! Sozum size! Gozler icin ilac satiliyormus ayrica, bebisi etkilemiyor mus. Evde TV olmamasinin acisini cekmisim kac gundur. Gozlerim kan canagi, 50 yas gozu gibi kuru, burus burus oldu. Spor salonundaki TVde gordum reklamini. Damlalar satiliyor goz icin. Eczanenize sorunuz :p
17.3.2011
Amerika'nin en mutlu sehirlerinden birinde yasiyormusuz :)http://www.theatlantic.com/business/archive/2011/03/americas-new-happiest-cities/
20.3.2011
Oglum tarafindan iskence goruyorum. Kollarim isirik iziyle dolu (sadece beni isiriyor), her gun onlarca sac telim ellerinde kaliyor.
Bunlari cok heyecanlanip bana 'sevgiyle' yaklasinca yapiyor. Isin kotusu her ne kadar bu durumdan sakinmaya calissam da cok canim yandiginda kiziyorum. Kuzum bakiyor oyle saskin saskin :/ Istikrarli bir sekilde 'kontrollu' tepki gostermeye calissam da canim o derece yaniyor ki gozum donuyor diyebilirim :/ Careyi cocugun yanindan kalkip gitmekte buldum bugun, arkamdan saskin ve uzgun bir sekilde agladi. Aci derken oyle boyle degil, kolumu kanatti isirarak. O an insan 'bak oglum, canimi yaktin, yapma' diyemiyor. Sonucta tek care benim dogru duzgun 'yapma'mesajini vermemde. Bakalim nasil becerecegim...
sanirim opmek yerine isiriyor. ben onu opunce oyle karsilik veriyor cunku :)en cok/bir tek beni isiriyor diye sevinsem mi :p bizim bu dert uzun suredir var.istikrarli bir sekilde tepki gostermeyi denedik once, ise yaramadi. sonra tepkisizligin cozum oldugunu okokuduk. babasinda ise yaradi ama beni hala isiriyor. bugun emzirirken yine sevgiyle isirdi, kanatti meme ucunu. tutamadim kendimi hungur hungur agladim. yavrum da zorla gulerek yuzume bakmaya calisiyor.anladi cok kotu bir seyler oldugunu. simdi o halde cocuga hala olumsuz tepki mi verecegim ya da tepkisiz mi kalacagim?ben kendimi toparlayana kadar cirpindi kuzum, sonra bana bir sokulusu var, gormeliydiniz. yanindan gitsem mumkun degil. ikilem hali iste. her halukarda istikrarli bir sekilde yaptiginin kotu bir sey oldugunu anlatacagiz, anlayana kadar da ben bu cileyi cekecegim :) bu arada nese, o cok kucukken oyle seviyorduk, biraktik mecburen :)
28 Şubat 2011 Pazartesi
yegenler
Ikinci kez teyze oldum ben. Canim kadar yakin kuzenimin artik 15 aylik kizi ve yenidogan oglu var :) Oyle guzel dogal dogum yapmis ki cok imrendim. Bebeginin dogumuna sahit olmak lazimmis, simdi daha cok hissediyorum eksikligini.
25 Şubat 2011 Cuma
sahi hep mutlu musun?
Ilgar'i uyutmaya calisirken, yataginin dibinde uyuyakalmisim ben de. Maksat cocuga uyumadan evvel "iste ben yanindayim, guven icinde uyuyabilirsin" mesaji vermek. Mesaj ise yaramis fakat benim omuzlar halinin ustunde asinmis. Uyusmus bir sekilde uyandim, salonda bilgisayarinin basinda olan H.'ye beni orada 'biraktigi' icin kizdim, gidip yataga attim kendimi. Simdi bunlarin uzerinden 4-5 saat gecmis. Nefes nefese, kotu bir kabustan uyandim. Cocugum simdiki halinden daha kucuk, ben emzirmeye calisirken yuzume bakip "senden nefret ediyorum" diyor. Yikildim, bin kere yikildim. Hatirladikca moralim bozuluyor. Gittim emzirdim belki gecer diye, olmadi. Hayatim boyunca kabusum olacak bu sozleri ondan duymak.
Uyumaya calistim tekrar ama uyku tutmadi. 4-5 saatlik uykulara alismisim sahiden de. Zaten H. ile basbasa kalabilecegim bir kac saati de uyuyarak gecirdigim icin ayri bir sucluluk duygusu vardi.
Analigimin sol omuzuma kondurdugu minik seytancigim, sucluluk duygum. Hic bir seye yetisemeyen, didinip didinip yine yetisemeyince diger sebeplere saydirmama ragmen en sonunda donup yine kendime saldiran ben.
Son zamanlarda bir kac 'anne yazisi' okuyup fazlasiyla etkilendim. 'Anac' olmayan bir annenin cocugunu sevdigini aciklamak zorunda kalmasi cok kurcalamisti kafami. Anneligimizle ilgili beklentilerin ne kadar cok oldugunu gormek eziyor insani. Sonra Lohusa Hikayeleri'nden biri cok sarsti beni. Kendi lohusaligimi dusundurttu, buraya yazdiklarimi ve yazmadiklarimi. Daha dogrusu mutluluguma dair gormek istediklerimi ve gormemezlikten geldiklerimi, kabul edip etmediklerimi. Biliyorum, insan en cok kendine hoyrat davraniyor. Sinirsiz bir sekilde, eze eze kendine saldirabiliyor.
Bu blogda yazdiklarim genelde mutluluk yazilari. Ogluma dair anlatacak kotu bir seyim olmasin isterim zaten. Diger yandan bu yazilar genelde bardagin dolu tarafi. Ben oyle istedigimden, hayata oyle bakmayi yegledigimden. Mutlu olup olmamayi kendimiz seciyoruz. Cok sans, cok emek, cok 'sey' gerektigini dusunuyor insan. Oyle de degil aslinda; basit detaylara takili her sey. Disariya bakan goze gore degisiyor her sey.
Uyumaya calistim tekrar ama uyku tutmadi. 4-5 saatlik uykulara alismisim sahiden de. Zaten H. ile basbasa kalabilecegim bir kac saati de uyuyarak gecirdigim icin ayri bir sucluluk duygusu vardi.
Analigimin sol omuzuma kondurdugu minik seytancigim, sucluluk duygum. Hic bir seye yetisemeyen, didinip didinip yine yetisemeyince diger sebeplere saydirmama ragmen en sonunda donup yine kendime saldiran ben.
Son zamanlarda bir kac 'anne yazisi' okuyup fazlasiyla etkilendim. 'Anac' olmayan bir annenin cocugunu sevdigini aciklamak zorunda kalmasi cok kurcalamisti kafami. Anneligimizle ilgili beklentilerin ne kadar cok oldugunu gormek eziyor insani. Sonra Lohusa Hikayeleri'nden biri cok sarsti beni. Kendi lohusaligimi dusundurttu, buraya yazdiklarimi ve yazmadiklarimi. Daha dogrusu mutluluguma dair gormek istediklerimi ve gormemezlikten geldiklerimi, kabul edip etmediklerimi. Biliyorum, insan en cok kendine hoyrat davraniyor. Sinirsiz bir sekilde, eze eze kendine saldirabiliyor.
Bu blogda yazdiklarim genelde mutluluk yazilari. Ogluma dair anlatacak kotu bir seyim olmasin isterim zaten. Diger yandan bu yazilar genelde bardagin dolu tarafi. Ben oyle istedigimden, hayata oyle bakmayi yegledigimden. Mutlu olup olmamayi kendimiz seciyoruz. Cok sans, cok emek, cok 'sey' gerektigini dusunuyor insan. Oyle de degil aslinda; basit detaylara takili her sey. Disariya bakan goze gore degisiyor her sey.
21 Şubat 2011 Pazartesi
Eskiya
Artik ana babasi ona eskiya diyor. Dudakta iki patlak, cenede kaynagi belirsiz bir yara, sumukler burun ve cevresinde kurumus. O her yerde her seyin icinde. Bir kapi acilmaya gorsun, Ilgar kosarak emekleyip senden once giriyor oraya (banyo favorisi). Yemekte yere doktuklerini hemen yemek sonrasinda yerden yiyor, cop kutusunu devirip icindekileri karistirip yiyor, butun cekmece ve dolaplar acilip dagitiliyor (tabii ki oylece birakiliyor). Istemedigi bir sey oldugunda kulak zarimi hissettiren bir ciglikla karsi koyuyor.
23.2.2011
Sabahin 5inde annesini ayaga dikti. Sonra annesinin iyice uyandigindan emin oldugu an uyuyakaldi, hala uyuyor.
24.2.2011
Son zamanlarda her istedigi ya da istemedigi seyi ifade etmek icin bagirmayi secer oldu. Anne babasinin kulaklarina iskence gibi. Bir de buna isirmayi ekledi. Siddetli bir cocuk oldu :( Asiri tepki vermiyoruz, ciddi bir ifadeyle "isirmak yok" vb. diyoruz ama ise yaramiyor. Bagirmayi konusma yerine kullaniyor diyebiliriz. Bizim haricimizde market vb. yerlerdeki insanlara da bagiriyor :) Isirmaya tepkisiz kalmayi denedik, daha da artti. Her yerim mor lekelerle dolu :) Dislerden ust ve alt 4lu cikti. Yani kasinan disleri icin cidden buyuk isiriklar gerekli. Yandik o zaman :)
26.2.2011
Pek dertliymisim. H.'ye patladim, adam neye ugradigini sasirdi. Ben salya sumuk... Iyi geldi ama. Tavsiye ederim :) Aglamak iyi geldi dogrusu. Bir de bebegin yaninda didismeyelim diye diye birikmis her sey. Bebek uyurken iyi oldu :) Ben de depresyon mu bu diye korktum ama gercek depresyonda insan fark etmiyor ne durumda oldugunu. Normal ve guzel :)
23.2.2011
Sabahin 5inde annesini ayaga dikti. Sonra annesinin iyice uyandigindan emin oldugu an uyuyakaldi, hala uyuyor.
24.2.2011
Son zamanlarda her istedigi ya da istemedigi seyi ifade etmek icin bagirmayi secer oldu. Anne babasinin kulaklarina iskence gibi. Bir de buna isirmayi ekledi. Siddetli bir cocuk oldu :( Asiri tepki vermiyoruz, ciddi bir ifadeyle "isirmak yok" vb. diyoruz ama ise yaramiyor. Bagirmayi konusma yerine kullaniyor diyebiliriz. Bizim haricimizde market vb. yerlerdeki insanlara da bagiriyor :) Isirmaya tepkisiz kalmayi denedik, daha da artti. Her yerim mor lekelerle dolu :) Dislerden ust ve alt 4lu cikti. Yani kasinan disleri icin cidden buyuk isiriklar gerekli. Yandik o zaman :)
26.2.2011
Pek dertliymisim. H.'ye patladim, adam neye ugradigini sasirdi. Ben salya sumuk... Iyi geldi ama. Tavsiye ederim :) Aglamak iyi geldi dogrusu. Bir de bebegin yaninda didismeyelim diye diye birikmis her sey. Bebek uyurken iyi oldu :) Ben de depresyon mu bu diye korktum ama gercek depresyonda insan fark etmiyor ne durumda oldugunu. Normal ve guzel :)
14 Şubat 2011 Pazartesi
itiraf
Dusundum de bloglarda yazilan itiraflardan yazmak icin bundan iyi firsat olmaz. Hemen baslayayayim:
* Bugun Sevgililer Gunuymus. Bilmiyordum. Dogrusu bugunun ayin 14'u oldugunu bilmiyordum, dun zannediyordum. Yatmadan once H. ile didisip kafami yastiga koydugumda aklimdan "Vay be ne ilginciz, millet sevgililer gununu opuse koklasa yasar, bir de bize bak. Her zamanki gibiyiz." dediydim. Bir sansimiz daha varmis meger...
* Madem H.'den basladim, H. ile devam edeyim. 10 yildir birlikteyiz. Ne zaman iyi anlastik bilmiyorum. Didisip durmak birbirini cok sevmeye engel degilmis. Bu arada gonlumuzun istedigi zamanda kavga edip sevisememek kotu be!
* Elif'in dun aksamki su yazisini gorunce cok eglendim. Ben de evlenme teklifini dugun tarihi ve yeri belli olduktan sonra almistim. Isini saglama almadan hareket etmez benim sevgilim :)
* Bir donem her seye sogukkanli yaklasabilirken yavrumuz dogduktan sonra daha sulugozlu, daha panik bir insan oldum. Tabii daha yorgun ama daha mutlu bir insan oldugumu da soylemeliyim.
* Oglumu acil sezaryenle dogurdum. Dogum heyecanim maksimum 35 dakika surmustur, sonrasini hatirlamiyorum. Doguma sahit olamamis olmanin huznu var hala. Ama en cok dogumla birlikte yavrunun benden ayrilmasina uzuldum, lohusalik melankolimin ana konusu oldu bu.
* Yavru dogar dogmaz bir tane daha istedigimi biliyordum. Kesinlikle ikinci cocugu istiyorum. Hatta yasimin ve sagligimin izin verdigi bir vakit ucuncuyu de yapmak istiyorum. Kucuk kardes keyfinin bambaska oldugunu biliyorum cunku.
* Emzirdigim donemin ilk 3 ayi benim icin cok zor ve aci dolu oldu. Emzirmeden alinan keyfin 3. aydan sonra basladigini gordum. Ilgar buyudukce daha da artiyor bu keyif. Eskiden kocaman bebeklerin gelip meme istemesi bana cok 'garip' gelirdi. Simdi ise "oglum memis istiyor musun, ac misin?" soruma kosarak gelen yavru icimi mutlulukla dolduruyor.
* Sut pompalamaktan nefret ettim. Pompaladigim butun sutler dondurucuda bozuldu. Belki de bozulmadi ama tadi cok acayip oldu; yavruya tazesi varken vermedim, hepsini attim. Bu arada evet kendi sutumun tadina baktim, hafif sekerli soya sutu gibi bir seymis.
* Cift olarak pek disari cikan insanlar degildik. Evimizde bol bol parti verirdik ama. Yavrunun gelmesiyle bir bu degisti. Yine parti yapmadik degil, yavru da misil misil uyudu. Fakat eski tadi kalmadi partilerin. Az olan gece gezmelerimiz bitti zaten. Hala minik bebekle gidilmeyecek yerlerde yemek yemeye gidiyoruz ama. Los, sik lokantada oyuncaklarini etrafa atan yavru garipseniyor fakat genel olarak yavrunun cok uyumlu oldugunu soyleyebilirim. Etrafi izlemek, garsonlarla musterilerle muhabbete girmek cok hosuna gidiyor yavrunun. Seviyorum bu huyunu.
* "Annenin de uykuya ihtiyaci var...", "anne dinlenmis olacak ki..." turunden sozlere "bencillik" diye karsilik veren insanlara sinir oluyorum. Tum dinlenmemis ve uykusuz halimin verdigi saldirganligini onlar uzerinde giderebilirim.
* Son olarak, yavruyla oyun oynamanin hastasiyim!
* Bugun Sevgililer Gunuymus. Bilmiyordum. Dogrusu bugunun ayin 14'u oldugunu bilmiyordum, dun zannediyordum. Yatmadan once H. ile didisip kafami yastiga koydugumda aklimdan "Vay be ne ilginciz, millet sevgililer gununu opuse koklasa yasar, bir de bize bak. Her zamanki gibiyiz." dediydim. Bir sansimiz daha varmis meger...
* Madem H.'den basladim, H. ile devam edeyim. 10 yildir birlikteyiz. Ne zaman iyi anlastik bilmiyorum. Didisip durmak birbirini cok sevmeye engel degilmis. Bu arada gonlumuzun istedigi zamanda kavga edip sevisememek kotu be!
* Elif'in dun aksamki su yazisini gorunce cok eglendim. Ben de evlenme teklifini dugun tarihi ve yeri belli olduktan sonra almistim. Isini saglama almadan hareket etmez benim sevgilim :)
* Bir donem her seye sogukkanli yaklasabilirken yavrumuz dogduktan sonra daha sulugozlu, daha panik bir insan oldum. Tabii daha yorgun ama daha mutlu bir insan oldugumu da soylemeliyim.
* Oglumu acil sezaryenle dogurdum. Dogum heyecanim maksimum 35 dakika surmustur, sonrasini hatirlamiyorum. Doguma sahit olamamis olmanin huznu var hala. Ama en cok dogumla birlikte yavrunun benden ayrilmasina uzuldum, lohusalik melankolimin ana konusu oldu bu.
* Yavru dogar dogmaz bir tane daha istedigimi biliyordum. Kesinlikle ikinci cocugu istiyorum. Hatta yasimin ve sagligimin izin verdigi bir vakit ucuncuyu de yapmak istiyorum. Kucuk kardes keyfinin bambaska oldugunu biliyorum cunku.
* Emzirdigim donemin ilk 3 ayi benim icin cok zor ve aci dolu oldu. Emzirmeden alinan keyfin 3. aydan sonra basladigini gordum. Ilgar buyudukce daha da artiyor bu keyif. Eskiden kocaman bebeklerin gelip meme istemesi bana cok 'garip' gelirdi. Simdi ise "oglum memis istiyor musun, ac misin?" soruma kosarak gelen yavru icimi mutlulukla dolduruyor.
* Sut pompalamaktan nefret ettim. Pompaladigim butun sutler dondurucuda bozuldu. Belki de bozulmadi ama tadi cok acayip oldu; yavruya tazesi varken vermedim, hepsini attim. Bu arada evet kendi sutumun tadina baktim, hafif sekerli soya sutu gibi bir seymis.
* "Annenin de uykuya ihtiyaci var...", "anne dinlenmis olacak ki..." turunden sozlere "bencillik" diye karsilik veren insanlara sinir oluyorum. Tum dinlenmemis ve uykusuz halimin verdigi saldirganligini onlar uzerinde giderebilirim.
* Son olarak, yavruyla oyun oynamanin hastasiyim!
11 Şubat 2011 Cuma
Annenin keyfi
Tabii durum hala iyi sayilmaz. Simdi de yatagi islatmalar basladi :) Sebebini bilemedim kilosuna uygun bezler yetmiyor yavruya. Son bir iki gece ustune isiyor bizimki :) Hani bir kez kotu bezlemisimdir diye dusundum. Itinali bezleyince de ayni sey olup sabahin 4'unde ayaga dikilince bugun ilk is buyuk beden bez almak oldu.
Tum bu deneme ve yanilmalar bana mor goz altlari olarak geri donuyor elbet. Uykusuzluk hirpaliyor beni. Asabi olmaktan cok cekiniyorum (cok meyilliyim buna :)). Yavruya sesimi yukseltmek istemiyorum. Bu yuzden de kendime iyi bakmaliyim. Halim harapti bu sabah. Yilmadim, ilk kez kendimi zorla iyi hissettirdim (nasil oluyorsa?). Eskisi gibi keyfimce depresif takilip, etrafimdaki cogunlukla anlayisli insalarin (en yakin arkadasim buradan tasindi, geriye sadece garibim H. kaldi) ustune gitme hakkim yok.
Sabah yavruyu emzirirken uyuyakaldim onunla. Koyun koyuna uyuduk bir sure. Sonra oglen yemegi icin gelen babayi ise biraktik. Kendime en sevdigim, sutume zarari olmayan icecegimi aldim. Bir sure kafede oturduk yavruyla. Isiklari, dekorasyonu vb. izledi ben sutlu/baharatli cayimi icerken. Dusunuyorum da doktora iligimi kemigimi somurmus. Ben olmaktan cikmisim. Su siralar sadece annelikle ugrasiyorum fakat yavastan yavastan kitaplar, arastirilacak konularla doluyor kafam. Cok ozluyorum eski beni. Yanlis anlasilmasin annelikten onceki halimi kast etmiyorum. Enerjik ve mutlu bir kadindim. Ogrenmeye muthis hevesliydim, isimi cok seviyordum. Su dinlenme sureci sanki ise yariyor. Icimdeki atalet yavruyla birlikte sona eriyor. Zaten hayatima yavru girdi gireli oncelikleri ertelemek (procrastination) mumkun degil.
Bu arada cok keyifli projeler de yapiyoruz. Ilk fotograftaki aynayi ben yaptim. Bir plastik sirketinden kirilmaz, cocuk icin guvenli ayna siparis ettim (bu tur aynalar gereksiz pahali oluyor). Etrafina kalin kartondan cerceve yapip bir el isi dukkaninda buldugum ahsap hayvan figurlerini yapistirdim. Yavru bayildi!
Ikinci fotograf ise Ilgar'in bilgisayar askini belgelemek icin cekildi, bir de ona neden tarzan dedigimizi anlatmak icin :) Firtinali bir gunden sonra kablosuz internetimiz bozulunca bilgisayari belli bir kosede sabit tutmak zorunda kaldik. Hal boyle olunca Ilgar'a gun dogdu :)
4 Şubat 2011 Cuma
Kovalamac oynuyor, cilginlar gibi :) Ciglik cigliga kacislarinin hastasiyiz :)
5 Subat 2011
Anne babasinin yatagindan tek basina inip hedefi mutfaga kosar adim emekledi :)
12 Subat 2011
Ilgar'in uyku oncesi rutinine yeni bir sey ekledim: odasini birlikte topluyoruz :) Biraz daha buyunce ona toplatma planlarim var :) Belki anasi babasi da gorup utanir da azicik derli toplu yasamayi becerebilir umudumu belirtmemisim :)
13 Subat 2011
Hareketli yavruyu yikama taktiklerine ihtiyacim var. Kuvette mumkun degil zaptetmek. Oradan oraya atlayip kaciyor balik gibi. Legen vb. seylerde cibildak cibildak disari atliyor. Kuvetteki kaymaz paspas ise yaramiyor cunku oglan oradan oraya kacmayi seviyor. Yakalayabilirsen, tutabilirsen yika. Basini yikamak yuzune su gelmesinden dolayi dert, nefret ediyor :) Ama hizli hizli hallediyoruz.
Spora baslayali 3 hafta oldu. Haftada en az 3 kez gittim. Kilo vermedim ama 1 beden inceldim (en azindan 1 beden kucuk pantolonlara sigiyorum artik). Anladim ki sporsuz ne kilo vermek, ne incelmek, ne de sikilasmak mumkunmus. Ilk baslarda cok agri cektim ama simdilerde hosuma gidiyor. Tavsiye ederim herkese. Sahiden arkadaslar, ben bile inanamadim. Hemen fark ediliyor vucuttaki degisim. Elbet vardir bir esigi, baslarda hizla toparlanilir ama sonrasinda hedefe ulasmak zor olabilir. Diger yandan gokten inmiyor 'fit' bir vucut.
Hamileligimin 3. ayindan beri ilk kez gercek anlamda hasta oldum. Burnum, sinuslerim dunyamin merkezi durumunda su an :(
14 Subat 2011
Bu sabah burnu akiyor uyandi. Butun surati kurumus sumukle kapliydi. Hasta ettim yavruyu!
Arkadasimin bebegi oldu bugun (Peri). Bende bir heyecean bir heyecen. Telefon da acamiyorum...
15 Subat 2011
Hala dogumla ilgili bir seyler okudugumda aglarken buluyorum kendimi. Sanki hic gecmeyecek bu duygusallik...
18.2.2011
annem hastahanede. kolunda uyusma, yuksek tansiyon... boyun fitigi degilmis sebebi. beyine bakiyorlarmis. beyin temizmis cok sukur. ama hala sebep bulunabilmis degilmis. boyle uzakta olunca, elinde telefon kalakaliyorsun haberi alinca. uzakta yasamanin en kotu tarafi bu yalnizlik. oyle yigildim kaldim. simdi daha mantikliyim :) hayati organlardan sinir sistemi ve kalp elenmis durumda. en azindan hayati bir riskin olmadigini bilmek guzel. oradan gelecek haberlere gore turkiye'ye gidebiliriz her an. ama simdilik beklemedeyiz.
5 Subat 2011
Anne babasinin yatagindan tek basina inip hedefi mutfaga kosar adim emekledi :)
12 Subat 2011
Ilgar'in uyku oncesi rutinine yeni bir sey ekledim: odasini birlikte topluyoruz :) Biraz daha buyunce ona toplatma planlarim var :) Belki anasi babasi da gorup utanir da azicik derli toplu yasamayi becerebilir umudumu belirtmemisim :)
13 Subat 2011
Hareketli yavruyu yikama taktiklerine ihtiyacim var. Kuvette mumkun degil zaptetmek. Oradan oraya atlayip kaciyor balik gibi. Legen vb. seylerde cibildak cibildak disari atliyor. Kuvetteki kaymaz paspas ise yaramiyor cunku oglan oradan oraya kacmayi seviyor. Yakalayabilirsen, tutabilirsen yika. Basini yikamak yuzune su gelmesinden dolayi dert, nefret ediyor :) Ama hizli hizli hallediyoruz.
Spora baslayali 3 hafta oldu. Haftada en az 3 kez gittim. Kilo vermedim ama 1 beden inceldim (en azindan 1 beden kucuk pantolonlara sigiyorum artik). Anladim ki sporsuz ne kilo vermek, ne incelmek, ne de sikilasmak mumkunmus. Ilk baslarda cok agri cektim ama simdilerde hosuma gidiyor. Tavsiye ederim herkese. Sahiden arkadaslar, ben bile inanamadim. Hemen fark ediliyor vucuttaki degisim. Elbet vardir bir esigi, baslarda hizla toparlanilir ama sonrasinda hedefe ulasmak zor olabilir. Diger yandan gokten inmiyor 'fit' bir vucut.
Hamileligimin 3. ayindan beri ilk kez gercek anlamda hasta oldum. Burnum, sinuslerim dunyamin merkezi durumunda su an :(
14 Subat 2011
Bu sabah burnu akiyor uyandi. Butun surati kurumus sumukle kapliydi. Hasta ettim yavruyu!
Arkadasimin bebegi oldu bugun (Peri). Bende bir heyecean bir heyecen. Telefon da acamiyorum...
15 Subat 2011
Hala dogumla ilgili bir seyler okudugumda aglarken buluyorum kendimi. Sanki hic gecmeyecek bu duygusallik...
18.2.2011
annem hastahanede. kolunda uyusma, yuksek tansiyon... boyun fitigi degilmis sebebi. beyine bakiyorlarmis. beyin temizmis cok sukur. ama hala sebep bulunabilmis degilmis. boyle uzakta olunca, elinde telefon kalakaliyorsun haberi alinca. uzakta yasamanin en kotu tarafi bu yalnizlik. oyle yigildim kaldim. simdi daha mantikliyim :) hayati organlardan sinir sistemi ve kalp elenmis durumda. en azindan hayati bir riskin olmadigini bilmek guzel. oradan gelecek haberlere gore turkiye'ye gidebiliriz her an. ama simdilik beklemedeyiz.
3 Şubat 2011 Perşembe
Doga ve hayvanlar
Ilgar'i mumkun oldugunca fazla doga ile ic ice buyutme hedefimiz var. Cok sansliyiz ki yasadigimiz yerin dogasi ve havasi bu hedefe cok uygun. Asagidaki fotograflar gectigimiz haftasonunda cekildi. Dogrusu memnunum ben bu gidisattan :)
2 Şubat 2011 Çarşamba
9. aydan haberler: ayri oda, yurume ve konusma calismalari
Ilk haberimiz Ilgar'in ayri odaya cikmasina dair. Iki gundur Ilgar kendi odasinda uyuyor. Umdugumuz gibi uyku saatlerinde cok buyuk bir degisiklik olmadi (umudumuz devam etmekte). Gece uyanir gibi olup tekrar uykuya dalmasi eskisine gore cok daha kisa suruyor. Odayi ona ait bir yer yapmak icin ugrastim. Basucuna koydugum takvim resimlerini cok sevdi. Zaten cok sevdigi donencesi de orada. Farkli fotograflar, duvara asilan kurumus cicekler, mumkun oldugunca az mobilya, oyuncaklari, kirilmaz aynasi vs. masrafsiz ama degisik uyaranlardan olusan esyalari var. Ama bence en onemlisi gorus hizasina yerlestirdigimiz "Aile Panomuz". Ailelerimizin Ilgar'la olan fotograflarini astik panoya. Uzaktaki sevdiklerimizin yuzune, ismine asina olsun istedik. Cok sevdi.
Simdi kakali cumleler bizi bekler, temizlige :)
---
Yavru uyudu, unutmadan yazayim istedim. Bir kac aydir yerde minicik bir cop dahi gorse hemen isaret parmagiyla dokunup kaslarini catip ciddi ciddi himmmm diyerek homurdaniyor, konusuyor. Cok ciddi incelemelerde bulunuyor. Hep ayni yerde biraktigi mandalina kabugunu aldigimizda cok kiziyor. Her gun o koseye gidip mandalina kabugu ziyareti yapiyor. Mandalina kabugu haricinde favorileri sabitlenmis vida basliklari, her tur elektrik kablosu, priz ve fisler.
Uzun suredir kirpiklerimi fark etmis durumda. Emzirirken parmagi hep kirpiklerimde. Bir gozun kirpikleriyle oynarken ikinci gozun varligini ilk fark ettigindeki yuz ifadesi cok guzeldi. Ara sira goz yuvarlarimi tutmaya calisiyor kahakaha atarak. Burun ve kulak deliklerimi kurcalamak, yuzumu sert bir sekilde yana cevirip kupemle oynamak, dis tellerimle oynamak diger keyif aldigi faaliyetlerden :)
Esyalarini odaya tasirken gosterdigi tepki cok ilgincti. Yatagini bolup tasimak gerekiyordu. Bu sirada devamli karsi cikti bana. Sonra ne zaman ki yatagi tekrar birlestirdim, sevinc gosterisi yapti. Yavrum seviyor yatagini :)
Odasinda yatacagi ilk gun orada bol bol oyun oynadik. Aksam yatirdigimda hic yadirgamadan uyudu. En son gece yarisinda emziriyorum yavruyu. Sabah 6 civarinda uyaniyor, elbet bir gun 7 de olur diye umuyorum :) Eski duzenimize gore cok iyi bu. O da yorgun, gozleri kirmizi uyanmiyor artik.
Gundemimizde sadece ayri oda yok elbet. Once kosarcasina siralayan Ilgar artik tay tay ayakta durabiliyor. Ustelik bir kac adim da atabiliyor :) Artik onu kimse durduramaz!
Sozel olarak da atak yapmis durumda. Gordugu duydugu seyleri taklit ediyor. Mimikleri cok gelisti. En cok soyledigi sey baba. Sik sik gaga'li seyler soyluyor, sanirim Ilgar'i soylemeye calisiyor. Anne diyebiliyor ama soyletmek icin ikna etmek lazim :). Dadada diye heceliyor. Dayilar ve dedeler umitli :) Bir gun anne baba ona yumulmus opuyorken muck muck opucuklerimizi taklit etmeye basladi. O gun bugundur "op oglum" dedigimizde oyle yanagimizi falan opmeden muck diyor :)
Dans konusunda da epey ilerleme var. Kapi gicirtisina, benim soyledigim sarkilarla bile oynamaya basliyor. Popo ve bacaklara artik kollari da ekledi. Kollar havada sallaniyor dans ederken.
Son olarak benim spor hayatim da yolunda gidiyor. Kaslari fena gevsemis gobegimin, 9-11 ayda siki calisirsam toplanir, belli bile olmaz dediler. Tabii sure bana cok uzun geldi. Bakalim o kadar uzun zaman spor motivasyonum devam edecek mi? Sporun baslica motivasyonu olan Ilgar'a sosyal ortam saglama amaci basariya ulasti. Cok egleniyor orada. Bu konuda keyfimiz yerinde yani.
Son zamanlarin tek olumsuz gelismesi isirma huyu. En cok beni isiriyor. Okuduguma gore yavru bir derdi varsa anlatmak icin isirirmis. Ya da ilgi cekmek icin. Bizim durum ikinci grupta sanirim. Keyfi isirmalar bunlar. Tensel temasi en cok benimle kuruyor; belki bu yuzden beni daha fazla isiriyor. Taktik olarak hep ayni, sert ifadeli ama azarlamayan bir tepki vermeliymis. Aslinda bu tepki memeyi isirmasina engel oldu. Baslarda memeler ciddi anlamda hasar goruyordu, kaniyordu. Artik bitti neyse ki. Kol bacak, goz kapagi isirmalari da biter elbet :)
Son olarak kaka yaptigini belli etmesi icin kaka yapar yapmaz temizlemiyorum altini. Su an oldugu gibi, bir sure sonra rahatsiz olup yanima geliyor ve altini degistirmemi istiyor. Anahtar kelime olan 'kaka'li cumleler kurup temizlemeye gidiyoruz. Umarim daha sonra bezi birakma calismalarimizda bunun faydasini gorururuz.
---
Yavru uyudu, unutmadan yazayim istedim. Bir kac aydir yerde minicik bir cop dahi gorse hemen isaret parmagiyla dokunup kaslarini catip ciddi ciddi himmmm diyerek homurdaniyor, konusuyor. Cok ciddi incelemelerde bulunuyor. Hep ayni yerde biraktigi mandalina kabugunu aldigimizda cok kiziyor. Her gun o koseye gidip mandalina kabugu ziyareti yapiyor. Mandalina kabugu haricinde favorileri sabitlenmis vida basliklari, her tur elektrik kablosu, priz ve fisler.
Uzun suredir kirpiklerimi fark etmis durumda. Emzirirken parmagi hep kirpiklerimde. Bir gozun kirpikleriyle oynarken ikinci gozun varligini ilk fark ettigindeki yuz ifadesi cok guzeldi. Ara sira goz yuvarlarimi tutmaya calisiyor kahakaha atarak. Burun ve kulak deliklerimi kurcalamak, yuzumu sert bir sekilde yana cevirip kupemle oynamak, dis tellerimle oynamak diger keyif aldigi faaliyetlerden :)
31 Ocak 2011 Pazartesi
Uyku ve Ayri oda
Ilgar'la zaten cok da harika olmayan uyku duzenimiz iyice bozulmus durumda. Ilgar dogdu dogali yataginda yatiyor fakat bizim basucumuzda. Onceleri yataginin bir tarafindaki parmakliklari kaldirmis bizim yataga dayamistik. Boylelikle ben yavruya istedigim zaman ve sekilde ulasabiliyor ama yavruyu yanimizda yatirip onu ezme riskini almiyorduk. Hem daha sonra kendi yataginda yatmaya alistirma gibi bir derdimiz olmayacakti. Bence cok guzel ve pratik oldu. Tavsiye ederim. Ne zaman ki Ilgar kimil kimil ilerleyip iki yatak arasina girme calismalarina basladi, o zaman parmakliklarini taktik yataga. Yine benim basucumda, bizim orada oldugumuzu gorup bilerek huzurla uyudu yavrum.
Fakat artik durum degisti sanki. Her uykusundan aglayarak uyanma, her sabahin besinde bizi cigliklarla uyandirip yaklasik bir yarim saat sonra yine uyuyakalma, sonra yine bir yarim saat sonra cigliklar derken ben su siralar iyice yiprandim. Bir donem gece teroru denen durumu yasadik. O ayri idi. Yavru uykusundan uyanmadan, ruya goruyormus gibi, korkuyla ciglik cigliga agliyordu. Bizi tanimiyor, aradigi memeyi burnunun ucunda sunulmus olmasina ragmen gormuyordu. Boyle yaklasik yarim saati bulan aglama krizinden sonra kendiliginden uykuya daliyordu. Gece teroru denirmis buna, bilmezdim. Hala devam ediyor olabilirmis fakat biz sansliydik ki bitti.
Simdiki sorundan doktoruna bahsettigimde bana "ayrilma endisesi"nin soz konusu olabilecegini, giderek dozunun artabilecegini ve bu yuzden kendi odasinda yatmayi ogrenmesi gerektigini soyledi. Tabii odasina koy, aglasin, alisir elbet gibi bir yontem degildi tavsiye ettigi. Odasi oldugunu anlayabilecek kapasitede oldugunu, ona anlatacagim seylerin sandigimdan daha cogunu anlayabilecegini, baslarda zorlansak da her ihtiyaci oldugunda yanina gidip bizlerin yan odada oldugunu, kendisinin uyumasi gerektigini vs. anlatmam gerektigini, ileriki yaslarda kendi odasinda uyumakta sorun yasamayacagini vb. anlatti.
Acikcasi cok ikna olmustum. Odasini temizledim dun aksam. Simdi yatagini ve diger esyalarini buraya tasimak gerekiyor. Fakat dun gece temizlik isi bitip de odamiza emzirmek icin gittigimde cok garip hissettim. Sanki onun odasi bizimkine cok uzakti. Sanki yavrum beni gormeyince korkardi... Sanki ben uyanip uyanip yavrunun ustunu ortmeye, nefesini dinlemeye, yuzum ona donuk yatmaya fazla alismisim. Belki yavru hazirdir da ben hazir miyim bilemedim. Degilim sanirim.
Sonra aklima babasiyla konustuklarimiz geldi. Zaman zaten inanilmaz hizli geciyor. Sanki bu ilk asama olacak. Ayri odaya cikacak. Sonra ayri dunyalarin insanlari olacagiz. Ayri eve ciktiginda uzaktaki sevgili ana babadan ibaret olacagiz. Ayrilma endisesi sadece yavrularda olmuyormus iste. Aman!
Fakat artik durum degisti sanki. Her uykusundan aglayarak uyanma, her sabahin besinde bizi cigliklarla uyandirip yaklasik bir yarim saat sonra yine uyuyakalma, sonra yine bir yarim saat sonra cigliklar derken ben su siralar iyice yiprandim. Bir donem gece teroru denen durumu yasadik. O ayri idi. Yavru uykusundan uyanmadan, ruya goruyormus gibi, korkuyla ciglik cigliga agliyordu. Bizi tanimiyor, aradigi memeyi burnunun ucunda sunulmus olmasina ragmen gormuyordu. Boyle yaklasik yarim saati bulan aglama krizinden sonra kendiliginden uykuya daliyordu. Gece teroru denirmis buna, bilmezdim. Hala devam ediyor olabilirmis fakat biz sansliydik ki bitti.
Acikcasi cok ikna olmustum. Odasini temizledim dun aksam. Simdi yatagini ve diger esyalarini buraya tasimak gerekiyor. Fakat dun gece temizlik isi bitip de odamiza emzirmek icin gittigimde cok garip hissettim. Sanki onun odasi bizimkine cok uzakti. Sanki yavrum beni gormeyince korkardi... Sanki ben uyanip uyanip yavrunun ustunu ortmeye, nefesini dinlemeye, yuzum ona donuk yatmaya fazla alismisim. Belki yavru hazirdir da ben hazir miyim bilemedim. Degilim sanirim.
Sonra aklima babasiyla konustuklarimiz geldi. Zaman zaten inanilmaz hizli geciyor. Sanki bu ilk asama olacak. Ayri odaya cikacak. Sonra ayri dunyalarin insanlari olacagiz. Ayri eve ciktiginda uzaktaki sevgili ana babadan ibaret olacagiz. Ayrilma endisesi sadece yavrularda olmuyormus iste. Aman!
28 Ocak 2011 Cuma
Dans eden Ilgar
Biz anne baba olarak muzik konusunda pek yetenekli sayilmayiz. Yavruya farkli muzik cesitleri dinleterek simdiden muzige asina olmasinin, dans ederek vucut dilini iyi kullanabilmesinin mumkun olabilecegini dusunuyoruz. Ilgar kendi oyuncaklarinin bile sarkilariyla dans etmeye basliyor. Hah bir de annesinin lalalla seklinde soyleyebildigi sarkilar var :). Ama en sevdigi sarki Beyonce'nin Single Ladies sarkisi. H. daha kaliteli muzik dinletme taraftari olsa da bu sarkinin cocuklar uzerinde buyuk etkisinin oldugu kesin (bkz. su video).
Ilgar asagidaki video cekimi baslamadan evvel ayakta cokca dans ettikten sonra annesinin aklina anca gelebildi dans videosu cekmek. Yorulmus yavrum, sonuc budur:
Ilgar asagidaki video cekimi baslamadan evvel ayakta cokca dans ettikten sonra annesinin aklina anca gelebildi dans videosu cekmek. Yorulmus yavrum, sonuc budur:
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


