Bugun itibariyle aslinda 29. haftamiza girdik. Gunler tepelerden asagi kosan vahsi atlar misali (*) oldugundan ben yine gec de olsa bu hafta neler olmus yazayim istedim.
Bebegimizde (hala bir isim bulamadik maalesef) goz gelisimi bu haftanin gundeminde. Kirpikler kirpistiriliyor, gobekten iceri suzulen isik algilanabiliyormus. Goz - beyin gelisimi elbet paralel (biliyor muydunuz gozler beynin bir cesit uzantisidir), hummali bir calisma soz konusu beyinde. Az kaldi 3. 'uc ay'a giriyoruz, yeni dunyaya hazirliklar tam hizda. Boyu artik 38 cm, kilosu ise 1 kiloyu belki biraz askin. Hareketleri gumbur gumbur. Sanirim ben bu hareketleri cok ozleyecegim, hic yalniz hissettirmiyorlar beni. Ozellikle karanlik odada mikroskop basinda gecirdigim onca saati cekilebilir kilan tek sey o. Bebegimizin buyuklugunu Cin lahanasina benzetmis babycenter.com, bayilirim lahanaya :)
Bende ise her sey tikirinda. Sikayetim bacaklarimin kasilmasi. Bir gece iki baldirimda birden kramp ile uyandim. O gece ve sonraki gunler boyunca bacaklarimi diledigim gibi esnetemedim. Etrafimdakiler elektrolit, magnezyum ya da potasyum eksikligi dedi ama ben biliyorum ki o gun cok cok kosturmustum. Bol su iciyor, muz (Mg icin iyi bir kaynak) yiyor, daha cok dikkat ediyorum kendime. Artik kosturmadan hala bacaklarimda kalan agrilarla seke seke yapiyorum islerimi. Isler cok, iki haftaya tasiniyoruz ve en onemlisi benim yapilacak onca deneyim, yazilacak tezim.... Aman neyse!
Bunlar Pazar aksami saat 5:45te is yerimden yaziyorum. Isler bugunluk bitti, verimliydi, guzel oldu.
Biraz ustun koru olsa da bu haftayi gecmek istemedim. Simdilik bu kadar olsun, bakalim 29. haftada nasil maceralarimiz olacak :)
*Bukowski "the days run away like wild horses over the hills"; Direc-t'in sarkisindan
*Bukowski "the days run away like wild horses over the hills"; Direc-t'in sarkisindan