22 haftalik olduk! Ben hala zamanin hizla bitmesine karsi saskin durumdayim. Oysa yapacak, yasayacak ne cok sey var! Bir eski/yeni yil muhasebesi yapacak olursam 2009un en buyuk oneminin bebegimizden kaynaklandigini soyleyebilirim. Buyuk bir gecis donemi yasiyoruz H. ile hayatimizda.
Mayis ayinda, neredeyse benim dogum gunumle ayni gunde bebegimizin dogmasi bekleniyor. Aramizda tam 32 yas olacak. Ne garip, kendi anne-babami dusununce ben dogdugumda neredeyse cocukmuslar diyorum. Diger taraftan anneme garip geliyor benim cocugumun olacak olmasi. Yine Mayis ayinda (umarim sonrasina yapilacak is birakmak zorunda kalmam) yillardir surundugum doktora hayatim sona erecek...
2. trimester etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2. trimester etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
27 Şubat 2010 Cumartesi
7 Şubat 2010 Pazar
27. hafta, karnabahar yavru
.
27. haftamiz bugun son bulurken yine gec kalmis anne olarak bebekteki ve bendeki son gelismeleri aktarayim :)
27. haftamiz bugun son bulurken yine gec kalmis anne olarak bebekteki ve bendeki son gelismeleri aktarayim :)
Bebegimiz 37cm boyunda ve yaklasik 1 kilogram agirliginda bir cengaver artik. Iceride uyuyor, uyaniyor, taklalar atiyor, artik acip kapayabildigi goz kapaklariyla kirpiklerini kirpistiriyor ve parmaklarini emiyormus. Gunden gune beyin gelisimi daha da karmasik ve yogun sekilde ilerlerken akcigerleri henuz tam gelismemis olsa da bugun dogsa yardimla nefes alabilecek yapiya ulasmis. Ritmik hickiriklarini duymam mumkunmus ama bizimkinden henuz oyle bir sinyal gelmedi.:)
Bende ise boy ayni uzunlukta kalirken kiloda hizli bir artis soz konusu. Gobek capini duzenli araliklarla olcsem artik diyorum cunku her seferinde 'cok buyudu' bu dusuncesiyle aynaya bakarken buluyorum kendimi. Neyse ki yukaridakiler buyumeyi durdurdu. Sut verme zamani geldiginde yeniden buyurlerse ben one dogru devrilirmisim gibi geliyor. Sikayetlerime gelecek olursak bel agrisindan baslayabilirim. Geri kalani onemsiz seyler, hani halledilir ama bel agrisi gecenlerde bir gun isten eve donup sadece yatmami gerektirecek kadar ciddi olabiliyor. Bilgisayar basinda uzunca bir sure oturmak mumkun degil artik. Aileden gelen cikik elmacik kemiklerimin alti, millette yanak deniyor hani, bende hala bos. Bu kadar kilo alip hala yanak yapamamis olmak dert oldu icime. Aslina bakarsaniz aksine elmacik kemiklerimin ustu doluyor, slikonlu arkadaslara donuyorum. Derdimiz bu olsun :)
Bunlarin haricinde asagidaki yazinin yorumlarindan da anlasilabilecegi gibi bebek alisveris dunyasini kesifteyim. Bilmedigim ne cok detay varmis, sasirdim kaldim. Sonunda bebek icin bir yatak ve alt degistirme masasi edindik. Subat sonunda tasinacagimizdan alisverise anca Mart ortalarinda vakit ayirabilecektim, erken davranip icimize sinen bir seyler bulmak rahatlatti beni. Bu haftasonunda Cumartesi gunu labda calistigimdan "bugun tez icin ne yaptin" muhasebesini bir kenara birakip bir film izlemeyi kendimde hak goruyorum.
Gorusmek uzere!
4 Şubat 2010 Perşembe
bebek hazirliklari
.
Deney arasi sutumu yudumlarken yazayim dedim. Su siralar 'bebek icin hazirliklara baslamali mi artik?' sorusu gundemde. Muhtemelen coktan kendimi kaptirmisimdir bu hamilelik hallerine ama artik daha bir hevesle bebegin dogacagi gunleri hayal eder oldum. Bebek bundan sonra emniyette cunku. Tamam henuz/hala cok erken ama olur da (kimsenin basina gelmesin elbet) erken dogarsa bebegimizin yasayabilecek gucu var artik. Icimde tekme atan minik sey zor da olsa gucluklerin ustesinden gelebilir. Iste bu yuzden daha bir guvende hissediyorum kendimi.
Deney arasi sutumu yudumlarken yazayim dedim. Su siralar 'bebek icin hazirliklara baslamali mi artik?' sorusu gundemde. Muhtemelen coktan kendimi kaptirmisimdir bu hamilelik hallerine ama artik daha bir hevesle bebegin dogacagi gunleri hayal eder oldum. Bebek bundan sonra emniyette cunku. Tamam henuz/hala cok erken ama olur da (kimsenin basina gelmesin elbet) erken dogarsa bebegimizin yasayabilecek gucu var artik. Icimde tekme atan minik sey zor da olsa gucluklerin ustesinden gelebilir. Iste bu yuzden daha bir guvende hissediyorum kendimi.
Farkli kulturlerde bebege olan yaklasim da farkli elbet. Mesela Amerika'da Baby Shower yapiliyor, bebek dogmadan evvel tum eksikleri tamamlaniyor. Oysa Amerikali Yahudilerden duydugum onlarda bebek dogmadan evvel hediye alinmadigi. Bizde ise altin takiliyor bebege, dogum oncesinde baskasinin hediye aldigini duymadim.
Neyse hazirlik diyordum. Heyecanli oluyor dogrusu. Ben once 'ne lazim?' sorusuyla basladim. Bebek odasi ilk adim olsun. Odayi gerekli gereksiz ivir zivirla doldurmak istemiyorum. Zaten buradaki (bu ev/sehir/ulke) hayatimiz gecici olacagindan yillar boyu kullanacagim esyalara yatirim yapmaktan da sakiniyorum. Arastirmalarima ve gozlemlerime gore bebek odasina bir yatak (parmaklik olayini sevmedim ama bir zaman sonra parmakliklari cikartilabilenler var), bir alt degistirme masasi ve portatif kendi yatagimizin yakinina koyabilecegimiz besik gibi bir sey (kesin vardir ozel bir ismi) alacagiz.
Buradaki evlerin guzelligi her odada bir elbise gomme dolabinin olmasi oldugundan oyle ayrica dolap vb. bir sey almaya gerek yok diyorum. Gomme dolaba bir raf sistemi bu isi cozer. Alt degistirme masasi icin su urun guzel gorundu gozume; hem besik hem alt degistirme masasi hem de ortalik yerlerde uyumasi icin yatak niyetine kullanilabiliyor. Diger taraftan yatagindan kolaylikla uzanabilecegin soyle bir besik var. Bilemedim...
Hadi mobilya isi tamam esas zaman harcanmasi gereken sorun araba koltugu ve bebek arabasina karar vermek . Yeni anneler, anne olacaklar, var mi sizlerin tavsiye ettigi bir urun?
Deney arasi bitti, gitmem gerekiyor simdi.
Soyle yapayim. Bu tur hazirliklara asina olan herkese sormus olayim:
Arkadaslar,
Bebegin gelisine hazirlik olarak neler almali, neler almamali, tavsiyeleriniz ne olur?
2 Şubat 2010 Salı
31 Ocak 2010 Pazar
26. hafta, 'hothouse' hiyarim
Babycenter der ki, gectigimiz haftada bebegin kilosu 750gram, boyu ise nerdeyse 36cm olmus. Halihazirda 27 haftalik olsak da azicik geriden giden annenin kusuruna bakmayip 26. hafta gelisiminden bahsedelim kisaca. Bebekte ozellikle isitme duyusu gelismekteymis su siralar, seslerimizi duyabiliyor ve tepkiler vrebiliyormus. Akciger gelisimi icin onemli olan nefes alma egzersizleri yapiyormus. Erkek bebeklerde testisler karin boslugundan testislere olan yolculugunu tamamlamak uzereymis.
Bense artik bebegi sahiden gercek bir bebek olarak dusunebiliyorum artik :) Karnimda devamli hareket eden, benim iteklemelerime tekmelerle karsilik veren bir sey var icimde. Uzun zamandir ultrason cektirmedigimden neye benzedigini anca hayal edebiliyorum. Oldukca buyudugunu soyleyebilirim. Onceleri gobek deligime yakin yerlerde dolasirdi hep. Simdi ise bir bakiyorum ki, sag karin boslugum ve sol yanim ayni anda itekleniyor. H. endiseleniyor dogrusu, bebek hareket etmeye basladiginda bir iteklemece oyunu oynuyoruz. H.'nin endisesi bebegi rahatsiz edebilecek olmam :). Bana ise guclu bir iletisim oyunu gibi geliyor. Uzun sure tekrarlamadigimizdan sanmiyorum ki bir zarari var. Hem ben durunca o devam ediyor tekmelerine :)
En komigi de artik benim herkesce bilinen (allerji nedenli) hapsiriklarima tekmeyle karsilik almam. Benden ust uste iki hapsirik, bebikten 3 tekme :)
Bunlarin haricinde ben agirlasiyorum. Eminim daha once de yazdim. Eminim diyorum aslinda hatirlamiyorum. Her sey cok havada benim icin. Her bilgi, her haber. Bazen ilk kez duydum zannettigim seyleri biliyormusum megersem (bugunlerde Firat okuyorum, Turkcem iyice degisti :)).
Agirlasmak diyordum, her anlamda agir. Duygusal olarak da bedenen de. Yoruluyorum ama bu yorgunluk sanki gercek degil. Bir atak yapip kendimi ise kaptirinca gucsuz kaliyorum. Yemegi aksatirsam benzini bitmis bir araba gibiyim. Su icmemek gibi bir secenegim yok artik, aninda carpiyor beni.
Bu sabah erkenden kalkip deney yapmaya gitmem gerekti. Aksamdan ekmek makinasini kurmustum zaten, donuste yol ustunde markete ugradim taze kahvaltilik almak icin. Hava serince, ben nasil dincim! Her seyi aldim almasina ama eve nasil geldim bilemedim. Nasil bir yorgunluk! N'oldu, az once cok iyiydim?! Tabii beni sadece eve dondugum vakitler goren H. icin hep ayni sahne. Yorgun, hep yorgun! Kendime mi uzuluyorum, H.'ye mi, yoksa H.'nin beni bu halde gormesinden dolayi yine kendime mi? Bunlar da benim hamilelik sikintilarim, duygusalliklarim olsun. Boyle yazinca ne komik gorunuyor insana. Yazmaya degmez!
Kahvalti yaparken kendime geldim elbet. Ben neselenince bebegin tekmeleri artti. Ne guzel dedim "anne mutluysa bebek de mutlu". Sonra dusundum, bir tek hamileyken bu kadar kontrol edebilecegiz bebegimizin mutlulugunu. Kafana takmamak yeterli. Taze salatalik, sicak ekmek ve beyaz peynir bulmus olmak yeterli... Oysa kendi cocuklugumdan iyi bilirim ki anne baba ne yapsa yaranamayabiliyor cocuguna, mutlu etmek giderek guclesiyor.
Salatalik demisken Babycenter, bebegimizin buyuklu icin burada satilan Ingiliz 'hothouse' hiyarlari kadar demis. Gozume pek bir celimsiz geldi dogrusu .
28 Ocak 2010 Perşembe
26 Ocak 2010 Salı
Hapsirik
Daha oglen vakti, 1.5 litre su icme hedefime ulastim :) Tek sorun deney yaparken tuvalete kosmak zorunda kalmam. Her sey bir hapsiriga bagli.
Durum cok vahim :) Sabahlari ozellikle alerji yuzunden 10-20 defa hapsiriyorum ardarda. Kegel'in alasini yapmis oluyorum (her zaman basarili oldugum soylenemez aslinda :/
Hamilelikte gaz
Gaz sancisi ceker oldum. her aksam, duzenli bir sekilde hem de :(
uzaninca daha rahat oluyor ama benim gun icinde oyle bir sansim yok. annemin sozunu dinleyip atletsiz dolasmiyorum ben de :) insan bilemiyor bir de, nereye kaydi barsaklar, agri karnimdan mi yoksa bebekle ilgili bir seyden mi :)
rezenenin tadi cok kotu geliyor bana. zorda kalirsam icerim herhalde. emziriyorken de ise yariyor diye okumustum, mecbur alisacagim o zaman. sicak su fikri gayet iyi geldi ama bak. bir de yatarken corap giyiyorum, biraz ise yariyor.
bu arada cidden rahatlatan bir duygu insanin hayatinda ilk kez tecrube ettigi seylerin baskalarinda da oldugunu ogrenmek. bu hamilelikle birlikte "acaba bu normal mi" sorusunu o kadar cok sorar oldum ki...
Nurturia'dan :)
24 Ocak 2010 Pazar
25. hafta - rutabaga bebe, tosbaga anne
25. haftanin son saatlerinde de olsa yazayim istedim. Bu haftamiz yogundu aslina bakarsaniz. Onceki haftasonunda Atlanta'dan gelen arkadaslarimizlaydik. Onlari ugurladiktan sonra bir baktik ki yine Cuma! "Zaman hizla geciyor, hizina yetisemiyoruz." cumlesi bu blogun en cok tekrarlanan cumlesi olmali.
Beni yapmam gereken deney ve analizlerin aksine ev bakma isleri cok mesgul etti. Sonunda bu Cumartesi gunu gonlumuze gore bir ev bulduk. Amerika'nin bu Florida kosesinde yer cok oldugundan midir bilmem evlerde oda sayisi arttikca alan da artiyor. Bizim ihtiyacimiz olan 3 odali, kucuk bir ev iken gorduklerimiz ya cok kohne ya cok luks ama illa ki cok buyuk evler oldu. Bu is ne kadar surer bilemezken guzel bir firsat olarak cikti yarin kontratini imzalayacagimiz ev. 27 Subat'a kadar vaktimiz olacak toplanmak icin. Zaten burada beyaz esyalar evlere ait odugundan bize dusen uc bes mobilyamizi toplayip, kitaplarimizi kolileyip tasinmak. Bebek odasi zaten bombos, hazirliklara baslamak icin hala erken diye dusunuyorum, yaniliyor muyum?
Bu hafta icinde bebekten yana haberlerim cok yeni sayilmaz. Hareketleri siklasti. Artik iletisim yontemi haline geldi benim itmelerime karsi aldigim tekme cevaplari :) Sadece gobege bakip bebegin hareketlerini izlemek yeni keyfim. Ben zannediyordum ki bizim bebek benim stresli olmami sevmiyor. Yok efendim, oyle degilmis! Daha once bahsetmisimdir dislerimde teller var, herhade bir sene daha olacak. Gecen Cuma gunu disci koltugunda basimda iki kisi dislerim uzerinden bana iskence yapiyorken (ben agri icinde tabii) bizimkinin keyfi yerinde -uzanmisim ya koltuga- karnima tekmeler indiriyordu. Saka bir yana disci stresinin bebege yansimamasi hosuma gitti (tabii benim varsayimim 'bebek hareketliyse keyfi yerindedir' uzerinden).
Babycenter'in dedigine gore bebek bu hafta Rutabaga denen bir tur salgam buyuklugundeymis. Neredeyse 35cm uzunlugunda, 700gr agirligindaymis. Deri altinda artik yag toplanmaya basladigindan burusuk bir bebekten normal gorunumlu bir bebege donusuyormus. Saclari cikiyormus artik.
Tabii hormonlar sadece bebegin degil annenin de saclarini buyultup cogaltiyormus. Bizim nemli Florida'da kabarik sac anlamina geliyor bu :) Penguenden yavas yavas tosbagaya donustugumu hissediyorum ben. Yavasladim iyice. Bazen gobegimi unutup fark etmeden merdivenleri ikiserli cikmaya kalktigimda nefes nefese kaliyorum. Egildigimde bacaklarima carpan gobek garip bir his veriyor. Sirt ustu yatinca yandan destek alacak yer yoksa aynen ters donmus tosbaga seklinde cirpiniyorum. Ayak tirnaklarimi kesmek bile guclesti. Son aylari gozumde canlandiramiyorum bile.
20 Ocak 2010 Çarşamba
Ödül - 25. haftadan
Oncelikle, Babies - Bebekler diye bir sinema filmi gosterime girecek Nisan'da. Tanitim filmi cok seker, muhakkak izleyin derim:
IMDB sayfasinda ve Youtube'da izlemek mumkun.
25. haftamizdayiz. Hayatimiz aslinda hizla degisiyor; bu hiza yetisememenin sikintisi var icimde. Zaten cok olan islere yetisilemediginden bazisi erteleniyor, karnim buyuyor, ben kendimi devamli saglikli ne yesem diye dusunurken buluyorum ve her nedense bebekten daha az soz ediyorum. O oradan beni tekmeleyedursun ben isime bakiyorum, bazen sirf bu yuzden nedensiz bir sucluluk hissi bile kaplayabiliyor icimi.
Boyle zamanlarda, islere yetisemedigim ve hizlanacak yere daha da yavasladigim donemlerde yani elimi etegimi cekip her seyden kacasim geliyor. Belki de yavaslamama sebep bu kacis istegi. Aslina bakarsaniz ne kadar kolaydi bebekten once bunu yapmak. Simdi ise azicik koseye sikistirilmis (elbette bizzat kendim tarafindan) hissediyorum. Ebeveyn sorumlulugunu hisseder oldum. Bu bebek Nisan sonunda ya da Mayis'ta dogacak, erteleyemem, kacamam, degil mi ama :)))
Boyle zamanlarda, islere yetisemedigim ve hizlanacak yere daha da yavasladigim donemlerde yani elimi etegimi cekip her seyden kacasim geliyor. Belki de yavaslamama sebep bu kacis istegi. Aslina bakarsaniz ne kadar kolaydi bebekten once bunu yapmak. Simdi ise azicik koseye sikistirilmis (elbette bizzat kendim tarafindan) hissediyorum. Ebeveyn sorumlulugunu hisseder oldum. Bu bebek Nisan sonunda ya da Mayis'ta dogacak, erteleyemem, kacamam, degil mi ama :)))
Bebekle ilgili hazirlik diye sadece denk geldikce indirimlerden aldigim bir kac parca giysi var elimizde. Oysa yapilacak ne cok sey var. Bundan daha da onemlisi annem gelecek Nisan'da. Amerika'ya Ingilizce bilmeyen annesi/babasi gelmis olan var mi? Tavsiyelerinize cok sevinirim. Turk Hava Yollariyla ucus en guzeli olsa gerek. Diger taraftan gumrukten gecmesi, bir sorun olursa, aktarma yaptigi ucagi kacirirsa gibi sorunlar takiliyor kafama. Gerci annem gibi bir kadinin dil bilmese dahi halledemeyecegi sorun yoktur ama ABDye ilk kez uctugum vakit geliyor aklima :)
Bebek ve annem geleceginden baska bir eve tasinmayi dusunuyoruz. Ev aramaktayiz. O kadar cok ev bakiyorum ki internette sanirim evi bulduktan sonra da aliskanlik olarak devam edecek bu aramalar. Daha once buldugumuz fakat hemen tasinmamiz istendiginden cifte kira vermemek icin beklemeyi tercih ettigimiz harika evi kacirdik. Bakalim sans bir daha yuzumuze gulecek mi?
1. "Aaa hiç böyle düşünmemiştim" dedirtenlere
2. Okuduğumda gülümsetenlere
3. Çocuklarına oyun ve oyuncak uyduran, "çocuklar gibi eğlen"meyi bilenlere
4. Dünyayı çocukların gözünden anlamaya çalışanlara
5. Yeni şeyler denemeye açık olanlara
6. Şaşırmayı bilenlere
verilen bu odulu Evren "kalbi, diğer çocuklara da yer açacak kadar geniş olanlara" diyerek bize de vermis. Cok tesekkurler! Ben de oncelikle cicegi/karni burnunda, yavrusu coktan koynunda olan tum annelere gondereyim odulu. Ycurl, Bahar Karlari ve (blogu olmasa da) Aslihan hamiledaslarim olarak ayrica 2010un potansiyel en mutlu annesi odulunu alsin :)
Son olarak bilgisayarimin "L" harfi cogu zaman basmiyor. Yazi ve yorumlarimdaki "L"si eksik tum yazim hatalarim icin simdiden kusura bakmayin.
14 Ocak 2010 Perşembe
24. hafta - misir bebek, eskisinden de haylice penguen anne
.
Bu hafta ilgincti. Uzun zamandir kendimi bu kadar dalarken bulmamistim. Hayallere dalmak olsa yine guzel, bir cesit endise hali gelisti. Somut bir neden olmaksizin kendini oylece bir boslukta hissediyor olmak pek hos degil elbet. Hadi camuru yine hormonlara atalim :) Ilginc sahiden, su siralar dert ettiklerim gecen hafta da ayniydi, ama ben cok mutlu hissediyordum. Gayet basit canlilariz aslinda, hormonla duygulanimi dalganan birer makina gibi.
Bu hafta ilgincti. Uzun zamandir kendimi bu kadar dalarken bulmamistim. Hayallere dalmak olsa yine guzel, bir cesit endise hali gelisti. Somut bir neden olmaksizin kendini oylece bir boslukta hissediyor olmak pek hos degil elbet. Hadi camuru yine hormonlara atalim :) Ilginc sahiden, su siralar dert ettiklerim gecen hafta da ayniydi, ama ben cok mutlu hissediyordum. Gayet basit canlilariz aslinda, hormonla duygulanimi dalganan birer makina gibi.
Sali gunu doktor kontrolumuz vardi. Seker testi icin sekerli karisimdan icildi (cocuk surubu gibiydi tadi, o kadar da kotu degilmis), bebegin kalp atislari dinlendi, benim karin buyuklugum ilk kez olculdu.
Her sey iyi guzel fakat muayenelerimi yapan Nurse Practitioner'a (doktora dereceli hemsire) kanim hala isinamadi. Tamam ben sicak kanli bir insan degilim fakat o hic degil. Idare edecegiz artik...
Burada calistigim okulun hastahanesinde dogum yapmaya karar vermistim. Bizim Turkiye'nin tip fakulteleri gibi dusunun. Dogumu yapacak olan doktor degisebilir, artik o saatte kime denk gelirsem. Baslarda bunu dert ettim, sonra 'ne fark edecek ki' dedim. Onem verdigim tek sey hastahanenin tam donanimli olmasi, olasi bir sorunda hemen mudahale edebilecek bir ekibin hazir olmasi (daha cok bebegin sagligi icin). Bu yuzden bir kac doktor ve hemsireli klinikler secimimiz olmadi.
Kontrollerde de ortaya cikti ki bu son ayda cok kilo almisim, normal kilomun altindayken baslamisti hamililegim ama 9 kilo az degil. Hic bir kaynakta su ayda su kadar kilo almalisin gibi net bir bilgi yok. Sadece haftada yaklasik yarim kilo (ki haftadan haftaya da degisebilir bu) deniliyor. Korkum hep ayni: yanlis beslenip bebegi gereginden fazla buyutmek, hem ona hem bana dogumu cileye cevirmek.
Tabii ki tek cozum duzenli spor. Eger oncesinde duzenli olarak yaptiginiz bir spor dali yoksa gunde en fazla yarim saat egzersiz oneriyorlar. Yuruyuse agirlik verecegim, bir de genelde sadece belli pozlarini yaparak rahatladigim yogayi daha fazla yapayim diyorum.
Bizim bebekse artik kipir kipir. Dun gece uyumaya calisirken karnimdaki huzursuzlugu "sanki icimde canli bir sey var" diyerek ifade ettim. Hay Allah :))
Iki gun once koltukta yayilmis oturuyorken ilk kez bebegin ardarda tekmelerini disaridan gorebildim (daha once bir tekmecik yakalama sansim olmustu). Artik cok guclendi, buyudu bizimki. Babycenter'in dedigine gore bir misir kadar olmus. Giderek bebege benziyor, akciger ve beyin gelisimi tum hiziyla devam ediyormus. Dilindeki tat tomurcuklari gelismekteymis hala. Bu arada rahimim de bir futbol topu kadar olmus. Eskiden sirt ustu yatinca iyice iceri kacan gobek artik kacacak yer bulamiyor zaten :)
Sikayet diye soyleyebilecegim tek sey bu uzunlukta bir yazi yazmanin bile belimi zorlamasi. Soguyan havalarin yaninda bunun da penguen imajimda katkisi buyuk. Lafi uzatmadan daha sade anlatmali/yazmaliyim :)
10 Ocak 2010 Pazar
Bebek izni
.
"6 haftalık izin pek alışılmadık bir durum, neden izne gerek duydunuz?
- Eşimle birlikte karar verdik. İkimiz de çalışıyoruz. Genelde, erkek kariyerinin peşinde koşuyor, eşi ise evlenip çocuk sahibi olduktan sonra kariyerini askıya almak mecburiyetinde kalıyor. Son derece mantıksız. Halkın parası boşa gidiyor. Çünkü kızlarımızı eğitiyoruz ama çocuklardan ötürü işlerini geliştiremiyorlar. Devletin varoluş sebeplerinden biri buna göre şartlar yaratmak. İşverenler buna göre anlayışlı olmalı. Bunlar imkânsız şeyler değil; birçok İskandinav ülkesinde çoktan gerçekleşmiş. Almanya bu konuda biraz gecikti."
6 haftalik bebek iznine cikan Alman Yeşiller Partisi’nin Türk kökenli Eş-Başkanı Cem Özdemir ile yapilan roportajin devami burada.
"6 haftalık izin pek alışılmadık bir durum, neden izne gerek duydunuz?
- Eşimle birlikte karar verdik. İkimiz de çalışıyoruz. Genelde, erkek kariyerinin peşinde koşuyor, eşi ise evlenip çocuk sahibi olduktan sonra kariyerini askıya almak mecburiyetinde kalıyor. Son derece mantıksız. Halkın parası boşa gidiyor. Çünkü kızlarımızı eğitiyoruz ama çocuklardan ötürü işlerini geliştiremiyorlar. Devletin varoluş sebeplerinden biri buna göre şartlar yaratmak. İşverenler buna göre anlayışlı olmalı. Bunlar imkânsız şeyler değil; birçok İskandinav ülkesinde çoktan gerçekleşmiş. Almanya bu konuda biraz gecikti."
6 haftalik bebek iznine cikan Alman Yeşiller Partisi’nin Türk kökenli Eş-Başkanı Cem Özdemir ile yapilan roportajin devami burada.
7 Ocak 2010 Perşembe
23. hafta - mango bebek, penguen anne
Babycenter'in soyledigine gore neredeyse 30cm boyunda ve 500g agirliginda olmus bizim bebek, iri bir mango buyuklugundeymis. Isitme ve hareketleri algilamasi iyice gelismis. Dans ettigimi anlayabiliyor, disaridan gelen sesleri duyabiliyormus. Hareketlerini artik disaridan da gorebilirsiniz demisler.
Bu hareket etme konusu iyice kafama takildi. Her ay doktor kontrolune gidiliyor burada. Idrar tahlili icin ornek veriliyor, tansiyon/kilo takibi yapiliyor ve Doppler denen cihazla karindan kalp sesi dinleniyor. Ben genelde bir onceki kontrolden uc hafta kadar sonra endise yaparken buluyorum kendimi. Sanki eskiden daha cok hareket ediyordu bebek. Normali nedir, hangi siklikla tekmeleri duymam gerekir gibi sorularin cevabini bulabilmis degilim. Bir de ilk kez anne olanlarin daha az hissetme durumu var. Ama neden bazen cok, bazen az bu tekmeler? Bilemiyorum. Dun aksam henuz yemek masasindan kalkmamisken hic hareket etmiyor diye mizmizlandigim anda kut diye bir tekme indi karnima, disaridan gorebildim hareketi :).
Anladim ki bizim bebek azicik sefa seviyor. Annenin karni tok olsun, kosturmus olmasin, devamli oturuyor olmasin, soyle bir yayiliversin. O zaman "heyoooo!" diyerekten taklalar atiyor belli ki :)
Babycenter, odem ve preeclampsia'ya dikkat cekmis. Odem, bacaklarimin su toplamasi gibi bir durumum yok simdilik. Preeclampsia, 20. haftadan sonra kisinin idrarinda protein ve yuksek tansiyon olmasi, ise hamilelerin %3-8inde gorunuyormus. Ayak ve eklemlerde ani sisikler, el/yuz ve ozellikle goz cevresinde sisme durumu oluyorsa doktora soylemeliymis.
Hamilelikte en cok vurgulanan sey su icmek gerektigi. Susuz kalirsam karnimda kasilmalar olacagini ogrenmistim en son. Ilk baslardaki mide yanmalarim yuzunden devamli bir hararet soz konusuydu ve cokca icebiliyordum. Fakat simdi nasil zorluyorum kendimi anlatamam. Bazen unuttugum oluyor. Panik bir sekilde "sadece 500ml su icmisim!" deyip zorla iciyorum.
Kendimi su konusunda bu kadar zorlamamin nedeni ne kadar kuru oldugumu gorebilmem. Hele simdi buralarda havalar cok sogudu, isitici devamli acik. Allerjilerim cilgin hapsirik krizlerine neden oluyor. Cildim o kadar kuruyor ki, her yerim -basta gobegim elbet- kasiniyor. Krem surmeyi, biraktiklari islaklik hissini, kokularini hic sevmedigim halde tek carem onlar oluyor. Bir de su icmek! Ne kadar icsem de kuruyum ama :)
Bu arada belim iyice zorlanmaya basladi. Agri cekmiyorum ama hareketlerim cok yavasladi. Havalar da soguk. Uzerime anca olan montumla, paytak yuruyusumle tam bir penguen gibiyim.
En son kendime su yastiktan aldim. Ne kadar basit bir sey, sungeri guzelce kesmis ve kiliflamislar. Al sana hamile yastigi! Gerci rahat oldu onunla uyumak. Bel agrisi icin de su kemeri ismarladim. Nasil giyecegim bilmiyorum, robocop olurum sanki, ama ise yarayacagini umuyorum. Bir de su kitabi okuyorum, tavsiye ederim. anlatimi cok sade, insani beyin ile ilgili bilgileriyle sasirtici bir kitap.
5 Ocak 2010 Salı
hamilelikte ultrason
.
Bu yazi Blogcu Anne'ye yazilan bir yorumken, cok uzun olunca buraya aktardim:
Bu yazi Blogcu Anne'ye yazilan bir yorumken, cok uzun olunca buraya aktardim:
Aslina bakarsaniz ayni konuda yazmak istegim vardi. Fakat Blogcu Anne onceki yazilarinda ultrasonu konu edecegini belirttigi icin beklemeyi tercih ettim. Nurturia'daki yazismalari ise gozden kacirmisim.
Ultrason malum yuksek frekanstaki ses dalgalari kullanilan bir goruntuleme yontemi. ABD'de gerekmedikce ultrason cekilmiyor. Tamam sigortalarin gerekmeyen ultrasonlara para odemek istememesi bir sebep. Fakat durum eskiden boyle degilmis. Bir donem, alisveris merkezlerinde dahi 'ultrasoncu'lar turemis. Insanin hosuna gidiyor elbet surekli bebegini gorebilmek fikri. Diger taraftan kuskular epey bir artmis ultrasona karsi.
Yale Universitesi'nden Pasko Rakic'in onderliginde yapilan bir calisma ultrasonun fare embriyolarinda beyin kabugundaki hucrelerin gelisim sirasindaki goclerini etkiledigini gostermis. Yani hucreler varmasi gereken noktalara ilerleyememis ve ultrasona maruz kalma suresi arttikca bu etkinin daha da guclu oldugu gosterilmis.*
Bana bu calismadan Rakic ile calismis baska bir hoca bahsetmisti ilk olarak. Benim hic uygulamadigim bir teknik fakat deneysel olarak ultrasonu yani yuksek frekanstaki ses dalgalarini hucreleri tutunduklari yuzeyden koparmak icin kullandiklarini anlatti. Onun tavsiye ettigi, gerekmedikce ultrason cektirmemek.
Cekilen ultrasonun sikligi, suresi ayrica onemli bu durumda. Her seyde oldugu gibi abartmamak gerek diye dusunuyorum ben. Keyfi ultrasonlardan kacinmak en guvenlisi.
"We don’t want to push the panic button. It would be very wrong if women stopped having medically indicated ultrasounds because of this. Our study in mice does not mean that use of ultrasound on human fetuses for appropriate diagnostic and medical purposes should be abandoned." demis Rakic. **
Kisaca "Teshis ve tibbi gerekliligi olan ultrasonlardan kacinmamali".
*Prenatal exposure to ultrasound waves impacts neuronal migration in mice
Eugenius S. B. C. Ang, Jr, Vicko Gluncic, Alvaro Duque, Mark E. Schafer, Pasko Rakic; PNAS August 22, 2006 vol. 103 no. 34 12903-12910
Neurons of the cerebral neocortex in mammals, including humans, are generated during fetal life in the proliferative zones and then migrate to their final destinations by following an inside-to-outside sequence. The present study examined the effect of ultrasound waves (USW) on neuronal position within the embryonic cerebral cortex in mice. We used a single BrdU injection to label neurons generated at embryonic day 16 and destined for the superficial cortical layers. Our analysis of over 335 animals reveals that, when exposed to USW for a total of 30 min or longer during the period of their migration, a small but statistically significant number of neurons fail to acquire their proper position and remain scattered within inappropriate cortical layers and/or in the subjacent white matter. The magnitude of dispersion of labeled neurons was variable but systematically increased with duration of exposure to USW. These results call for a further investigation in larger and slower-developing brains of non-human primates and continued scrutiny of unnecessarily long prenatal ultrasound exposure.
**Ultrasound affects neural development in mice http://neurophilosophy.wordpress.com/2006/08/08/ultrasound-affects-neural-development-in-mice/
Ultrason malum yuksek frekanstaki ses dalgalari kullanilan bir goruntuleme yontemi. ABD'de gerekmedikce ultrason cekilmiyor. Tamam sigortalarin gerekmeyen ultrasonlara para odemek istememesi bir sebep. Fakat durum eskiden boyle degilmis. Bir donem, alisveris merkezlerinde dahi 'ultrasoncu'lar turemis. Insanin hosuna gidiyor elbet surekli bebegini gorebilmek fikri. Diger taraftan kuskular epey bir artmis ultrasona karsi.
Yale Universitesi'nden Pasko Rakic'in onderliginde yapilan bir calisma ultrasonun fare embriyolarinda beyin kabugundaki hucrelerin gelisim sirasindaki goclerini etkiledigini gostermis. Yani hucreler varmasi gereken noktalara ilerleyememis ve ultrasona maruz kalma suresi arttikca bu etkinin daha da guclu oldugu gosterilmis.*
Bana bu calismadan Rakic ile calismis baska bir hoca bahsetmisti ilk olarak. Benim hic uygulamadigim bir teknik fakat deneysel olarak ultrasonu yani yuksek frekanstaki ses dalgalarini hucreleri tutunduklari yuzeyden koparmak icin kullandiklarini anlatti. Onun tavsiye ettigi, gerekmedikce ultrason cektirmemek.
Cekilen ultrasonun sikligi, suresi ayrica onemli bu durumda. Her seyde oldugu gibi abartmamak gerek diye dusunuyorum ben. Keyfi ultrasonlardan kacinmak en guvenlisi.
"We don’t want to push the panic button. It would be very wrong if women stopped having medically indicated ultrasounds because of this. Our study in mice does not mean that use of ultrasound on human fetuses for appropriate diagnostic and medical purposes should be abandoned." demis Rakic. **
Kisaca "Teshis ve tibbi gerekliligi olan ultrasonlardan kacinmamali".
*Prenatal exposure to ultrasound waves impacts neuronal migration in mice
Eugenius S. B. C. Ang, Jr, Vicko Gluncic, Alvaro Duque, Mark E. Schafer, Pasko Rakic; PNAS August 22, 2006 vol. 103 no. 34 12903-12910
Neurons of the cerebral neocortex in mammals, including humans, are generated during fetal life in the proliferative zones and then migrate to their final destinations by following an inside-to-outside sequence. The present study examined the effect of ultrasound waves (USW) on neuronal position within the embryonic cerebral cortex in mice. We used a single BrdU injection to label neurons generated at embryonic day 16 and destined for the superficial cortical layers. Our analysis of over 335 animals reveals that, when exposed to USW for a total of 30 min or longer during the period of their migration, a small but statistically significant number of neurons fail to acquire their proper position and remain scattered within inappropriate cortical layers and/or in the subjacent white matter. The magnitude of dispersion of labeled neurons was variable but systematically increased with duration of exposure to USW. These results call for a further investigation in larger and slower-developing brains of non-human primates and continued scrutiny of unnecessarily long prenatal ultrasound exposure.
**Ultrasound affects neural development in mice http://neurophilosophy.wordpress.com/2006/08/08/ultrasound-affects-neural-development-in-mice/
31 Aralık 2009 Perşembe
Gebelikte hafta / ay / trimester hesaplamasi
.
Bizim genel olarak bildigimiz hamilelik 9 ay 10 gundur. Turkiye'de kimse "Kac haftalik hamilesin?" diye sormaz, aydir alinan kriter. Burada ise 40 haftalik gebelik uzerinden konusulur daha cok. Buradaki Turklerle eglenceli bir tartisma konusu yaratiyor bu.
"Kac aylik hamilesin?"
"22. haftadayiz"
"Yani kac aylik?"
"5 ay bitmis oluyor"
Iste burada bizim mantikli babadan itiraz geliyor. Bir kac kere inceden dalga bile gecildi benle. "Cok hevesli hamileligi ilerlesin diye" ya da "40 haftalik hamileyken 10 ayligim mi diyeceksin?" turunden cumlelerle.
Iste ben bu kitabin yalancisiyim :)
22. hafta - kabak / Yeni yil
.
22. haftamizdayiz ve gobegim cok buyudu! Bir haftada benim kolaylikla fark edebilecegim sekilde buyumus durumdayiz. Onumuzdeki haftalar teorik olarak bebegin 100-200g/hafta agirligi artacak. Artik iyiden iyiye hamile hissediyorum anlasilacagi gibi :)
Babycenter'in dedigine gore resimdeki kabak kadar olmus bebecik. Dudaklari, goz kapaklari ve kaslari iyice belirmis. Dis tomucuklari dis etlerinin altinda olusmaya baslamis. Gozun renkli tabakasi olan iris henuz gelismese de gozler seklini almis. Lanugo denen incecik tuyer tum vucudunu kaplamis durumda. Pankreas gelisimine devam etmekte.
The Pregnancy Bible'in anlattiklarina gore ise bebek yaklasik 19cm boyunda ve 350g agirliginda. Ter bezleri olusmus ve cildi biraz daha kalinlasmis. El tirnaklari sekillenmis ve buyumekte. Erkek bebeklerde iceride bulunan testisler scrotuma inmeye baslamis. Kiz bebeklerde ise rahim ve yumurtaliklar yerini bulmus, vajina gelismis durumdaymis. Beyinde yogun bir gelisim soz konusuymus.
Mayo Clinic kitabinda ise bebegin tat alma ve dokunma duyularinin gelismekte oldugu yazili. Beyindeki gelisim artik bebegin dokunmayi algilayabilmesini saglayabiliyor. Soyle diyor kitap, cok hosuma gitti: Eger iceride ona bakabiliyor olsaydiniz yuzune ve vucuduna dokunarak, bas parmagini emerek dokunma duyusunu test ediyor oldugunu gorecektiniz.
Bende ise durumlar hic fena degil. Babycenter, bu haftadan itibaren cilt catlaklarinin gorulebileceginden bahsediyor. Catlaklar konusunda kalitimin, cilt yapisinin bas rolde oldugunu, kremlerin cok da etkili olmayabilecegini biliyorum. Bol su icmek isi kolaylastirsa da benim yapabildigim anca normal miktarda icebilmek. Bir aralar cok fazla hararet hissediyordum mide yanmalarindan dolayi ama simdi zorla iciyorum suyu. Neyse... Ergenlik cagindayken siskacik bir kiz cocugu olmama ragmen cildimde catlaklar olusmustu. Annemin dogum sonralarindan edindigi catlaklar bir parmak genisliginde. Eh tabii benim azicik korkum var bu catlaklar konusunda. Soyle az hasarla atlatabilsek ne guzel olacak :)
Bir de fark ettim ki hep etrafimda insanlar olsun istiyorum. Hamilelikte yalniz olmak pek guzel gelmiyor acikcasi. Buradaki en yakin arkadasimin da Turkiye'de tatilde olmasi iyice yarama tuz basmakta. Bu blogda yazmak, diger bloglari okumak sanirim bu yuzden keyifli.
Yarin yilbasi. Evimizde bolca misafir olacak neyse ki!
2009'un en guzel yani ailelerimizin ve bizim sagligimiz ve bebegimizdi. 2010 hayatimizda cidden buyuk bir donum noktasi. Dilerim guzelliklerle, saglik ve mutlulukla dolu olur.
Herkese mutlu yillar!
29 Aralık 2009 Salı
Unutkanlik - New Orleans gezisi
.
Biz donduk New Orleans'tan. Aslina bakarsaniz sasirdim kendime. Normalde beni araba tutar, uzun yola hic gelemem ama 8er saatten gidis-donus pek yormadi bile. Sadece uzun sure oturmaktan belim biraz zorlandi ki o her halukarda her seyden zorlanir. Yolculuk oncesi doktora sormustuk, 2 saatte bir durup kisa yuruyusler yapip bol su icersem hic bir sorun olmayacagini ogrendik. Sahiden de oyle oldu. Uzun yoldan, yolculuktan korkmaya gerek yokmus.
Biz donduk New Orleans'tan. Aslina bakarsaniz sasirdim kendime. Normalde beni araba tutar, uzun yola hic gelemem ama 8er saatten gidis-donus pek yormadi bile. Sadece uzun sure oturmaktan belim biraz zorlandi ki o her halukarda her seyden zorlanir. Yolculuk oncesi doktora sormustuk, 2 saatte bir durup kisa yuruyusler yapip bol su icersem hic bir sorun olmayacagini ogrendik. Sahiden de oyle oldu. Uzun yoldan, yolculuktan korkmaya gerek yokmus.
New Orleans'ta bol Fransiz pastahanesi (bizimkilerden iyi oldugunu soyleyemem ama hic yoktan cok cok daha iyi), bol yeme, bol gezme, bol muhabbetle gecirdik vaktimizi. Ev sahiplerimiz harika agirladi bizi. Blogundan yillardir takip ettigim, kari koca cok sevdigimiz Biyolokum ve Meren'le tanisma sansimiz da oldu. Cok keyifliydi her sey.
Yalniz, dondukten sonra neye ugradigimizi sasirdik. Bizim guzelim Florida havasi sogumus, buz gibi olmus! Ev bir turlu isinamadi, sabah kalkmak iskenceydi. Aslina bakarsaniz, bugunun sicakligi 14-4 C derece. Istanbul'la karsilastirinca cok soguk degil aslinda. Fakat bizim evler kagittan sanki (okul binalari haric neredeyse tum binalar prefabrik evlere benzer burada), izolasyonu cok zayif. Evi isitmaya yarayan alet aslinda yilin 9 ayi sogutan klima, cok etkili degil. Elbette biz de unutmusuz soguk nasil bir seymis :)
Iste ben de paltomu aradim sabahin korunde. Yok yok! En son Chicago'daki kongrede falan kaybettigimi dusunup baska seyler gecirip ustume ise geldim. Insanin kafasi ne is yaparsa yapsin bir yandan takili kaldigi problem uzerinde calisiyor. Sonunda buldum nerede oldugunu. Evin hemen dis kapisin yanindaki dolapta asili! Palto kaybolmadi ama kendimi yine de cok aptal hissettim.
Bundan once laboratuvarda dondurucudan aldigim solusyonlari 37 C derecede cozmek istedim. Sonra yapmayi planladigim deneyi ertelemek zorunda kaldim. O solusyonlar benim aklima 2 gun sonra gelebildi, elbette artik hic bir ise yaramazlar. Kac hafta gecti hala solusyonum yok, burada Christmas tatili nedeniyle hayat durmus. Iste benim bu yaziyi boyle uzata uzata yazma nedenim de is yerinde yapilabilecek her deneyi yapmis olmam, ama saat hala erken oldugundan ve dun kimseye bir sey soylemeden ise gelmedigimden kaynakli sucluluk duygusuyla burada oturmamdir.
Bu arada solusyonlari kimsesiz bulan is arkadasim "Uzulme, hamilelerde oluyor boyle" demisti. Daha sonra patronum disarida unutulan (tabii ki ben unuttum) baska solusyonlardan bahsetti. Sonra dert etmemem gerektigini, hamilelikte boyle oldugunu soyledi (eslerinden cok cekmis anlasilan bu adamlar). Bu anlayisa sevinsem mi uzulsem mi bilemedim...
Aslina bakarsaniz unutkanlik yaziya da yansiyor, 'ne diyecektim, nasil baglayacaktim konuyu' unuttum. Simdilik bu kadar olsun :)
23 Aralık 2009 Çarşamba
21. hafta - havuc
.
Aralik ayinin bizim icin ozel bir anlami var, bundan sonrakileri bebegimizle paylasma hayaliyle nice Araliklara!
Bu hafta 21. haftamiz, 6. aya basliyoruz! Zaten bir suredir hissetmekte oldugum hareketler (ki babasi da nasiplendi bunlardan) daha da artacakmis. Gelisiminde goz kapaklari ve kaşlari tamamen olusmus. Babycenter'in bu dediklerine ilave, Mayo Clinic'in kitabinda bebegin amniotik siviyla kucuk miktarda seker yutacagi soyleniyor. Elbette bu seker miktari bebegin beslenmesine yetecek kadar degil, plasenta hala esas besin kaynagi. Ayrica, kemik iiginde kan hucrelerinin uretimi basiyormus. Kemik iligi, karaciger ve dalak su siralar vucudunda kan hucrelerinin uretimi icin ortak calisiyormus. "The Pregnancy Bible" ise bebegin 16cm ve 300g oldugunu soyluyor. 24 saatte yuttugu amniotik sivi miktari 500ml imis! Dilinde tat tomurcuklari gelismis ve sinir sitemi dokunmayi hissedebilecek kadar gelismis. Zaten bu donemde ultrason cektirecek olsak parmagini emerken ya da yuzune dokunurken gormemiz normalmis.
Bende ise bir yaramaz yok. Sanki biraz hizli kilo aliyorum. Yediklerimde bir anormallik olmadigindan pek dert etmiyorum bunu. Gerci 3 hafta kadar sonra yapilacak glukoz tolerans testinden korkmuyor degilim. Beni bir bahaneyle diyete sokarlar diye korkum :) Hayatta diyet yapmadim; bir donem duzenli / normal yiyeyim diye ugrastim o bile zor geldi.
Bugun ilk kez artan agirligimi fark ettim. Bir sure ayakta durunca ayak tabanlarim ve elbette ki belim agridi. Kacinilmaz bir durum bu, sonucta toplamda 12-15 ekstra kiloyu goze almis durumdayiz :) Bunun haricinde is-guc, kristmis tatili, yilbasi, gecen yilin hesabi, yeni yilin hayali gibi seyler var kafamda.
Bu arada yarin New Orleans yolcusuyuz. 8 saat araba seyahati bakalim nasil oluyormus?
Aralik ayinin bizim icin ozel bir anlami var, bundan sonrakileri bebegimizle paylasma hayaliyle nice Araliklara!
Bu hafta 21. haftamiz, 6. aya basliyoruz! Zaten bir suredir hissetmekte oldugum hareketler (ki babasi da nasiplendi bunlardan) daha da artacakmis. Gelisiminde goz kapaklari ve kaşlari tamamen olusmus. Babycenter'in bu dediklerine ilave, Mayo Clinic'in kitabinda bebegin amniotik siviyla kucuk miktarda seker yutacagi soyleniyor. Elbette bu seker miktari bebegin beslenmesine yetecek kadar degil, plasenta hala esas besin kaynagi. Ayrica, kemik iiginde kan hucrelerinin uretimi basiyormus. Kemik iligi, karaciger ve dalak su siralar vucudunda kan hucrelerinin uretimi icin ortak calisiyormus. "The Pregnancy Bible" ise bebegin 16cm ve 300g oldugunu soyluyor. 24 saatte yuttugu amniotik sivi miktari 500ml imis! Dilinde tat tomurcuklari gelismis ve sinir sitemi dokunmayi hissedebilecek kadar gelismis. Zaten bu donemde ultrason cektirecek olsak parmagini emerken ya da yuzune dokunurken gormemiz normalmis.
Bende ise bir yaramaz yok. Sanki biraz hizli kilo aliyorum. Yediklerimde bir anormallik olmadigindan pek dert etmiyorum bunu. Gerci 3 hafta kadar sonra yapilacak glukoz tolerans testinden korkmuyor degilim. Beni bir bahaneyle diyete sokarlar diye korkum :) Hayatta diyet yapmadim; bir donem duzenli / normal yiyeyim diye ugrastim o bile zor geldi.
Bugun ilk kez artan agirligimi fark ettim. Bir sure ayakta durunca ayak tabanlarim ve elbette ki belim agridi. Kacinilmaz bir durum bu, sonucta toplamda 12-15 ekstra kiloyu goze almis durumdayiz :) Bunun haricinde is-guc, kristmis tatili, yilbasi, gecen yilin hesabi, yeni yilin hayali gibi seyler var kafamda.
Bu arada yarin New Orleans yolcusuyuz. 8 saat araba seyahati bakalim nasil oluyormus?
22 Aralık 2009 Salı
Dogum konusu
.
Nurturia'da Pozitif Dogum Hikayeleri Grubu, Blogcu Anne'nin Pozitif Dogum Hikayeleri blogu.
Iste bu iki sayfa son gunlerde sikca ugradigim adresler.
Hamilelik keyifli bir surec. Gozlemledigim kadariyla bazi kadinlarda hamileligin sonlarina dogru bebegi gorebilmek icin ya da bir an once artik sikinti veren o halden kurtulmak icin bir sabirsizlik oluyor. Bazi kadinlar ise "ben boyle mutluyum, alistim da" seklinde dogum olmasa da olur havasinda oluyorlar.
Ben henuz bunlari dusunmek icin erken diyenler grubundayim. Cok dert etmemeye ama mumkun oldugunca fikir edinmeye calisiyorum.
Hamileligime kadar her zaman sezaryene olumlu baktim. Bir sebebi vardi elbet: Bizim ailenin bebekleri ve anneleri :)
Hamileligime kadar her zaman sezaryene olumlu baktim. Bir sebebi vardi elbet: Bizim ailenin bebekleri ve anneleri :)
Bizde bebekler tosuncuk dogar. Kocaman. Sekil olarak tamamiyla benzedigim ve hamileligimin de benzedigi annemi ele alayim. Dogurdugu dort cocuktan ucu 4 kilogramin uzerinde, biri ise 6.2 kg dogdu. Benden 14 yas kucuk kardesimden cok iyi hatirliyorum seker testinden hic bir sey cikmamisti, yani gestational/hamilelik diyabeti soz konusu degildi.
Iste bu dort bebegin her biri normal dogumla geldi dunyaya. Annem hic bir zaman soyle dehsetti vb. seyler anlatmadi bizlere. Isin normali buydu, o zamanlar boyle olurdu. Ikiz zannedilip de tek kalp sesi aldiklari icin bebeklerden biri oldu sanilirken bebegi koca bir adam seklinde dogunca atilan onca dikis vs. umrunda olmadan sevinc gozyaslari icinde oldugunu anlatiyordu annem. Sonucta buyuk de osa bebekler, anneyi asiri zorlamak pahasina da olsa vajinal yoldan saglikli dogabiliyorlar.
Fakat hic bir zaman kafamdan cikmadi bu. Ailenin diger kadinlarina da bakinca "heyyy masssalahhh!" dedirten turden koca bebekleri oluyordu. Iyi bir sey miydi o kadar buyuk bebek sahibi olmak?
Sanmam.
Annelerin hepsi dikisli, hepsi perisan. Ehh eger boyle normal ebatlarin ustunde bebek doguracak ve anca bir cok dikisle toparlanabileceksen bunun sezaryenden ne farki vardi?
Sanmam.
Annelerin hepsi dikisli, hepsi perisan. Ehh eger boyle normal ebatlarin ustunde bebek doguracak ve anca bir cok dikisle toparlanabileceksen bunun sezaryenden ne farki vardi?
Sonra universiteye basladim. Ilk Anatomi dersimizdi Atilla Muftuoglu ile. Muftuoglu bir efsaneydi bize anlatilan, cok otoriter, cok yukarilarda birisi. Sinifa girdiginde hakkinda onceden edinilmis duyumlar yuzunden herkeste bir gerilim. O ise bize hekimlik meslegini secisini, ogrencilik ve meslek hayatinda onu en cok etkileyen olaylari vs. anlatiyordu. Dedigine gore kadin dogum stajiydi ilk kez anneligin ne kadar zor bir sey oldugunu anladigi zaman. Sinifa donup, 400 kisi vardik herhalde, ileride hepimizin anne baba olacagini ve tip bu kadar ilerlemisken kendimize ve bebegimize bu kadar zor bir sureci yasatmamiz gerektigini, kendi cocuklarinin da sezaryenle dogdugunu anlatti.
Iste o gun yazildi kafama, sezaryen ameliyattan farkli/ote bir sey diye.
Iste o gun yazildi kafama, sezaryen ameliyattan farkli/ote bir sey diye.
Simdi hamileyim. Kendime cikardigim butun dersleri hayatima adapte etme vakti geldi. Netlestirmek gerek:
Her sey normalse... Bebek saglikli, normal ebatlarda, kordonu pozisyonu, suyu vs. olmasi gereken gibi ise mesela ve anne yapisinda da bir sorun yoksa normal dogum adina ustune normal bir sekilde tercih olmali.
Peki sanci?
Bazi kadinlar bir saatte dogurabilirken bazilarininki 30lu saatler kadar surebiliyorsa "normal dogum yaptim, harikaydi" diyen sesleri bir daha dinliyorum ben. Kisiden kisiye, bebekten bebege, dogumdan doguma fark ediyor bu surecin uzunlugu. Bu durumda kendi ailemi referans alip kendime (cok uzun suren dogumlar soz konusu hep) epidural anestezi secimim olacak. Epiduralsiz uzun bir normal dogum dusunemiyorum acikcasi
.
Ola ki bizim oglan simdiden onde giden kafa capiyla ikimizi de cok zorlayacak. Hay hay diyor, sezaryene de kapilarimi acik tutuyorum.
Bazi kadinlar bir saatte dogurabilirken bazilarininki 30lu saatler kadar surebiliyorsa "normal dogum yaptim, harikaydi" diyen sesleri bir daha dinliyorum ben. Kisiden kisiye, bebekten bebege, dogumdan doguma fark ediyor bu surecin uzunlugu. Bu durumda kendi ailemi referans alip kendime (cok uzun suren dogumlar soz konusu hep) epidural anestezi secimim olacak. Epiduralsiz uzun bir normal dogum dusunemiyorum acikcasi
Ola ki bizim oglan simdiden onde giden kafa capiyla ikimizi de cok zorlayacak. Hay hay diyor, sezaryene de kapilarimi acik tutuyorum.
Sezaryen konusunda bu kadar rahat olmamin sebebi yukarida anlattigim hikaye ya da arkadaslarimin olumlu tecrubeleri degil sadece. Burada (ABD) sezaryen cidden son secenek. Normal dogum olabilecekse muhakkak normal dogum yaptirtiliyor. Yok eger gerekliyse sezaryen soz konusu oluyor. Yani benim normal dogum icin doktor ikna etmem gerekmiyor. Onlar sezaryen derse, sart oldugundan diyeceklerini biliyorum. Bunun rahatligi var icimde.
Hehhehe, aslinda sigorta sirketlerinin daha masrafli olan sezaryene para odememek icin doktorlar uzerinde yaptigi baski cok olmasa boyle olmazdi.
Hehhehe, aslinda sigorta sirketlerinin daha masrafli olan sezaryene para odememek icin doktorlar uzerinde yaptigi baski cok olmasa boyle olmazdi.
Muhim olan hangi durumun icinde olursak olalim halimizle barisik olmamiz.
Sezaryen gerekliyse/olmussa ne guzel, avantajlari cok. Normal dogumsa basim ustune, sezaryenden farkli da olsa avantajlari yine cok.
Agri/sanci cekmek kisisel tercih bence, "cekmedim, az hissettim bebegimin gelme surecini " diye vicdan azabi cekmem diye dusunuyorum. Bakalim gercekleri yasadiktan sonra bu fikirlerde nasil sapmalar olacak.
Bekleyip gorecegiz :)
Sezaryen gerekliyse/olmussa ne guzel, avantajlari cok. Normal dogumsa basim ustune, sezaryenden farkli da olsa avantajlari yine cok.
Agri/sanci cekmek kisisel tercih bence, "cekmedim, az hissettim bebegimin gelme surecini " diye vicdan azabi cekmem diye dusunuyorum. Bakalim gercekleri yasadiktan sonra bu fikirlerde nasil sapmalar olacak.
Bekleyip gorecegiz :)
Not: Fotograf 18.6'dan
17 Aralık 2009 Perşembe
20. hafta - muz
.
Babycenter'da "Your child 20 weeks" yaziyor. Cocugunuz 20 haftalik. Hani bebegimiz, bibiimiz, beabaeemiz gibi seyler soyluyorduk da cocugumuz hic demedik. Ne garip geldi!
Babycenter'da "Your child 20 weeks" yaziyor. Cocugunuz 20 haftalik. Hani bebegimiz, bibiimiz, beabaeemiz gibi seyler soyluyorduk da cocugumuz hic demedik. Ne garip geldi!
20 haftamizi dolduruyoruz. 5 ayligiz! Isin garibi ben hamilelikten henuz bir sey anlamadim. Son gunlerde kendimi biraz daha hamile gibi hissettigimi soyleyebilirim. Insanlarin ilgisini ceker oldu gobegim. Uzerimde tisort yokken "Sahiden hamileyim be!" diyorum kendi kendime. Ama sanki hamilelige yukledigim anlami yakalamis degilim. Daha heyecanli gunler bekliyordum dogrusu :) Mesela artik karnimdaki kipirtilar cok normal geliyor, oysa giderek gucleniyor o kipirtilar. Bense icimden "aferin oyle hareketli, saglikli ol" diyor ve sakin sakin isime devam ediyorum. Rahel aklima hep senin ilk ultrasonunuzda kalp atislarini dinlediginiz zaman aklindan gecenler geliyor. Her yazdigin, soyledigin kafamda nasil da yer etmis!
Insanlarin hamile oldugumu anlamamasi cidden mumkun degil. Zaten pek bilmeyen de kalmadi. Sali gunu komite toplantim oldu. Normalde cok kati olan hocalar nasil naziktiler anlatamam :) Her komite toplantim bir tez savunmasi gibi gectiginden bu da hirpaladi beni.Bir ara degerlendirme yapmak icin benim disarida beklememi istedi hocalar. Komikti dogrusu. Benim hocam laba gidip dinlenmemi, geri donmem icin beni arayabilecegini soyledi. Digeri disarida beklerken oturmam icin sandalye teklif etti. En acimasiz -hadi kati diyelim- hoca, bolum baskani, bolumun girisindeki koltuklarda dinlenmemi tavsiye etti. Vay be dedim, en pamuk halleri bu olsa gerek :)
Komite toplantisi benim daha cok deney yapmam gerektigi sonucuyla bitirildi. Hocam oldukca tepkiliydi. Benimki gibi bir proje, benimki kadar cok veri kac doktora ogrencisinin vardi? Bu toplantidan edindigim en guzel sonuc hocamin hakkimda dusundugu seylerin bu denli guzel oldugunu ogrenmem oldu.
Hocalarin benden istediklerini yapacagimdan Mayis'ta mezun olabilmem icin gerekli seyleri zamaninda (mesela 19 Subat ilk tez basvuru tarihi) yetistiremeyecegim. Aslinda bir anlamda iyi oldu. Ben her halukarda Mayis'a kadar deneylerimi, makalelerimi ve tezimi bitirmis olacagim. Planladigima gore yazin calismayacaktim, simdi yazin calisiyor gorunecegim ama yapacagim is kalmayacak ama maas almaya devam edecegim. Agustos'a kadar ogrencilik statum devam ettiginden mezuniyet sonrasi is bulma surem uzamis olacak.
Aman! Cok uzun yazdim bu komite toplantisi islerini. Hala kafam bunlarla mesgul, ondan herhalde :)
Neyse, bakalim Babycenter 20. hafta icin ne diyor?
Bebegimiz 300 gram agirliginda, yaklasik 17cm (kafadan kuyruk sokumuna) ya da 25cm (kafadan ayak ucuna) boyunda olmus. 20. haftadan oncesinde bebegin bacaklari hep kivrilmis durdugundan olcumu zor oldugundan kafa-popo olcumu aliniyormus ama artik kafadan ayaklara kadar olculecekmis boyu. Yutkunma egzersizlerine devam ediyormus. Meconium denen amnion sivisini yutup urettigi barsak urunu barsaklarda toplaniyormus. Bebegin ilk kakasi genelde bu meconium oluyormus. Bazi bebekler dogumdan evvel ya da dogum sirasinda disari atabiliyormus. Eh pek bi sevimli goruntu olsa gerek
Benden yana gelismeler ise soyleymis:
Rahimin ust kismi artik gobek deligi hizasindaymis. Sahiden de hissetmek mumkun. Soyle sirt ustu yatin, gobek deliginin ustu bombosmus gibi geliyor, asagisi ise oldukca sert, bebek zaten hep oralarda :). Vucuttaki kan miktari arttigindan yeterli demir aldigimizdan emin olmamiz tavsiye ediliyor. Dogum derslerine katilmamiz da tavsiye ediliyor. cok erken degil mi?
Rahimin ust kismi artik gobek deligi hizasindaymis. Sahiden de hissetmek mumkun. Soyle sirt ustu yatin, gobek deliginin ustu bombosmus gibi geliyor, asagisi ise oldukca sert, bebek zaten hep oralarda :). Vucuttaki kan miktari arttigindan yeterli demir aldigimizdan emin olmamiz tavsiye ediliyor. Dogum derslerine katilmamiz da tavsiye ediliyor. cok erken degil mi?
Uyku duzeninde bozukluklar artik normal. Zaten bir taraftan oteye donmek giderek zahmetli bir hal aliyor. Burun tikanikligi, agiz kurulugu cabasi. Uyanip su ic, az sonra uyanip tuvalete git, yine uyan saga don...
Bu arada, anne ben bulgur pilavi aserdim :) Sasirmamissindir :)) Dun aksam essek yukuyle bulgur pilavi yiyip ustune basan hararet yuzunden epey bir su icip davul gibi oldum. Ama degerdi. Herhalde asermek bu olsa gerekti. Yiyip yiyip yediklerimin midemi doldurmuyormus gibi hissetmek, gozunun doymamasi, sanki dunyanin en lezzetli seyini sonsuza kadar yiyebilirmissin gibi hissetmek. "Bahar Karlari" darisi en kisa zamanda basina!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
















