anne etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
anne etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Ocak 2010 Pazar

25. hafta - rutabaga bebe, tosbaga anne

25. haftanin son saatlerinde de olsa yazayim istedim. Bu haftamiz yogundu aslina bakarsaniz. Onceki haftasonunda Atlanta'dan gelen arkadaslarimizlaydik. Onlari ugurladiktan sonra bir baktik ki yine Cuma! "Zaman hizla geciyor, hizina yetisemiyoruz." cumlesi bu blogun en cok tekrarlanan cumlesi olmali.

Beni yapmam gereken deney ve analizlerin aksine ev bakma isleri cok mesgul etti. Sonunda bu Cumartesi gunu gonlumuze gore bir ev bulduk. Amerika'nin bu Florida kosesinde yer cok oldugundan midir bilmem evlerde oda sayisi arttikca alan da artiyor. Bizim ihtiyacimiz olan 3 odali, kucuk bir ev iken gorduklerimiz ya cok kohne ya cok luks ama illa ki cok buyuk evler oldu. Bu is ne kadar surer bilemezken guzel bir firsat olarak cikti yarin kontratini imzalayacagimiz ev. 27 Subat'a kadar vaktimiz olacak toplanmak icin. Zaten burada beyaz esyalar evlere ait odugundan bize dusen uc bes mobilyamizi toplayip, kitaplarimizi kolileyip tasinmak. Bebek odasi zaten bombos, hazirliklara baslamak icin hala erken diye dusunuyorum, yaniliyor muyum?

Bu hafta icinde bebekten yana haberlerim cok yeni sayilmaz. Hareketleri siklasti. Artik iletisim yontemi haline geldi benim itmelerime karsi aldigim tekme cevaplari :) Sadece gobege bakip bebegin hareketlerini izlemek yeni keyfim. Ben zannediyordum ki bizim bebek benim stresli olmami sevmiyor. Yok efendim, oyle degilmis! Daha once bahsetmisimdir dislerimde teller var, herhade bir sene daha olacak. Gecen Cuma gunu disci koltugunda basimda iki kisi dislerim uzerinden bana iskence yapiyorken (ben agri icinde tabii) bizimkinin keyfi yerinde -uzanmisim ya koltuga- karnima tekmeler indiriyordu. Saka bir yana disci stresinin bebege yansimamasi hosuma gitti (tabii benim varsayimim 'bebek hareketliyse keyfi yerindedir' uzerinden).

Babycenter'in dedigine gore bebek bu hafta Rutabaga denen bir tur salgam buyuklugundeymis. Neredeyse 35cm uzunlugunda, 700gr agirligindaymis. Deri altinda artik yag toplanmaya basladigindan burusuk bir bebekten normal gorunumlu bir bebege donusuyormus. Saclari cikiyormus artik.

Tabii hormonlar sadece bebegin degil annenin de saclarini buyultup cogaltiyormus. Bizim nemli Florida'da kabarik sac anlamina geliyor bu :) Penguenden yavas yavas tosbagaya donustugumu hissediyorum ben. Yavasladim iyice. Bazen gobegimi unutup fark etmeden merdivenleri ikiserli cikmaya kalktigimda nefes nefese kaliyorum. Egildigimde bacaklarima carpan gobek garip bir his veriyor. Sirt ustu yatinca yandan destek alacak yer yoksa aynen ters donmus tosbaga seklinde cirpiniyorum. Ayak tirnaklarimi kesmek bile guclesti. Son aylari gozumde canlandiramiyorum bile.

7 Aralık 2009 Pazartesi

19. haftadan hamilelik halleri


Bugunu ise gitmeden evde calisarak gecirdim. Konforlu olmasinin yaninda konforun cekiciligiyle savas hali de soz konusuydu. Sonucta bilgisayar basinda oturmaktan bukulmus beli uzanarak dinlendirmek pek hos oluyormus, ama uyuyakalmadan, aman!
Simdi ise "konu toparlama" isini bitirdim sayilir. Bizim gibi deney tasarimi/analizi yapmanin haricinde bol makale okumak gerektiren islerde goreceli olarak daha zor olan ilk kismi okumak ile gecistiririz. Boylece hem suclu hissetmeyiz, hem de kosede birikmis yuzlerce makalenin uzerine yenilerini ekleyip tezin "literature review" kismini hazirlamis oluruz (arkadaslarimdan da gozlemledigim kadariyla genelleme yapiyorum). Tabii isin esas zor kismi o makaleleri derlemek. Butun gun yapmaya calistigim bu oldu. Oysa planlarimda komite toplantisinda analatacaklarimin bir ozetini hazirlayip komitedeki hocalara gondermek vardi. Yarina kaldi artik.

Bugun belimi soyle bir dinlendirirken bizim bebe firsat bu firsat kosturuverdi alaninda. Ne garip bir sey bu! Oyle heyecanla degil, saskin bir sakinlikle dinliyor insan icerideki hareketleri. H.'ye anlatmaya calisiyorum nasil bir his oldugunu, olmuyor.

Acikcasi ben bu hareketli doneme kadar (bu son hafta diyelim) bebekle ilgili hic bir sey hissetmiyordum. Acilan bir istah, bebegimiz olacaginin sevinci, hormonlarin yarattigi psikolojik dalgalanmalar var ama canim askim bebegim halleri/romantizmi olmadi. Babalari daha iyi anliyorum bu yuzden. Bizler sanki kendimizi kaptiriyoruz kolayca. Vucudumuz degisiyor sonucta, yeni duruma adapte oluyor. Bizim icin o havaya girmek cok daha kolay. Ama H.'nin durumu sadece bekleme hali. Bebegi hissedecegi vakti bekliyor, benim gibi. Ultrasonlar heyecan verici cunku bebegi somut olarak sadece orada gorebiliyoruz.

Bir de bilmem sizde de olmus mudur ben devamli bebekten, bebeklerden soz ediyorum. Bunu kontrol etmek guc. Ama kendim bile fark edince icim bayiliyor. Elimde degil. Bu yuzden babalar, siz siz olun iciniz bayiliyorsa ayni konuyu konusmaktan baska konular acin ama sakin sevgiliden kacmayin :) Sahiden insan fark etmeden yapiyor bunu.

Ben yalniz bir hamilelik yasiyorum sonucta. Yanimda her gun gordugum sadece H. var. Arkadaslarim olmasa cidden burada yapayalniziz. Aileden uzak olmak guc oluyor bu durumda. Paylasilacak o kadar cok sey var ki! Kardesim mesela yeni dogum yapmis kuzenimin henuz sis olan karnini oksuyormus benimki o buyukluktedir diye (burnumun diregi sizliyor her dusundugumde). Annemler videolarimi tekrar tekrar izliyormus, bu blog takip ediliyor, ayrica emailler gelip gidiyor her gun. Telefonda tek konustugumuz konu bebek.Teknolojinin gozunu seveyim! Nasil dayanilirdi bunlarin hic biri olmasaydi?