uyku etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
uyku etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Şubat 2011 Cuma

Annenin keyfi

Bir uyku projesine girdik ki anne olarak en cok yipranan ben oldum. Aslina bakarsak iyi gidiyoruz. Gunduz uyku saatlerini adam etmis durumdayiz. Kisa sureligine de olsa ogleden once 10'da uyumaya basladi Ilgar, ogleden sonra 2'de tekrar. Gece iyi uyuyabilmesi icin cok kritik gunduz uykularini almasi. Bunu bir kac gunun aci tecrubeleri ile ogrendik. Her sey yoluna girdi derken baska bir sorun daha cikti. Bizim odasinda misil misil uyudu diye sevine sevine alip ailecek yatak keyfi yaptigimiz yavrumuz durumun guzelligini fark etmis olsa gerek sabah 7de degil de, 6:30da, 6:00'da,  5:30'da, 4:00'da uyanip sonrasinda da bizim yatakta uyur oldu :)) Demek ki boyle yapmamaliymis. Sabah 7'de kalkiyor, aile keyfimizi baska turlu cikarmaya calisiyoruz artik.

Tabii durum hala iyi sayilmaz. Simdi de yatagi islatmalar basladi :) Sebebini bilemedim kilosuna uygun bezler yetmiyor yavruya. Son bir iki gece ustune isiyor bizimki :) Hani bir kez kotu bezlemisimdir diye dusundum. Itinali bezleyince de ayni sey olup sabahin 4'unde ayaga dikilince bugun ilk is buyuk beden bez almak oldu.

Tum bu deneme ve yanilmalar bana mor goz altlari olarak geri donuyor elbet. Uykusuzluk hirpaliyor beni. Asabi olmaktan cok cekiniyorum (cok meyilliyim buna :)). Yavruya sesimi yukseltmek istemiyorum. Bu yuzden de kendime iyi bakmaliyim. Halim harapti bu sabah. Yilmadim, ilk kez kendimi zorla iyi hissettirdim (nasil oluyorsa?). Eskisi gibi keyfimce depresif takilip, etrafimdaki cogunlukla anlayisli insalarin (en yakin arkadasim buradan tasindi, geriye sadece garibim H. kaldi) ustune gitme hakkim yok.

Sabah yavruyu emzirirken uyuyakaldim onunla. Koyun koyuna uyuduk bir sure. Sonra oglen yemegi icin gelen babayi ise biraktik. Kendime en sevdigim, sutume zarari olmayan icecegimi aldim. Bir sure kafede oturduk yavruyla. Isiklari, dekorasyonu vb. izledi ben sutlu/baharatli cayimi icerken. Dusunuyorum da doktora iligimi kemigimi somurmus. Ben olmaktan cikmisim. Su siralar sadece annelikle ugrasiyorum fakat yavastan yavastan kitaplar, arastirilacak konularla doluyor kafam. Cok ozluyorum eski beni. Yanlis anlasilmasin annelikten onceki halimi kast etmiyorum. Enerjik ve mutlu bir kadindim. Ogrenmeye muthis hevesliydim, isimi cok seviyordum. Su dinlenme sureci sanki ise yariyor. Icimdeki atalet yavruyla birlikte sona eriyor. Zaten hayatima yavru girdi gireli oncelikleri ertelemek (procrastination) mumkun degil.

Bu arada cok keyifli projeler de yapiyoruz. Ilk fotograftaki aynayi ben yaptim. Bir plastik sirketinden kirilmaz, cocuk icin guvenli ayna siparis ettim (bu tur aynalar gereksiz pahali oluyor). Etrafina kalin kartondan cerceve yapip bir el isi dukkaninda buldugum ahsap hayvan figurlerini yapistirdim. Yavru bayildi!

Ikinci fotograf ise Ilgar'in bilgisayar askini belgelemek icin cekildi, bir de ona neden tarzan dedigimizi anlatmak icin :) Firtinali bir gunden sonra kablosuz internetimiz bozulunca bilgisayari belli bir kosede sabit tutmak zorunda kaldik. Hal boyle olunca Ilgar'a gun dogdu :)

2 Şubat 2011 Çarşamba

9. aydan haberler: ayri oda, yurume ve konusma calismalari

Ilk haberimiz Ilgar'in ayri odaya cikmasina dair. Iki gundur Ilgar kendi odasinda uyuyor. Umdugumuz gibi uyku saatlerinde cok buyuk bir degisiklik olmadi (umudumuz devam etmekte). Gece uyanir gibi olup tekrar uykuya dalmasi eskisine gore cok daha kisa suruyor. Odayi ona ait bir yer yapmak icin ugrastim. Basucuna koydugum takvim resimlerini cok sevdi. Zaten cok sevdigi donencesi de orada. Farkli fotograflar, duvara asilan kurumus cicekler, mumkun oldugunca az mobilya, oyuncaklari, kirilmaz aynasi vs. masrafsiz ama degisik uyaranlardan olusan esyalari var. Ama bence en onemlisi gorus hizasina yerlestirdigimiz "Aile Panomuz". Ailelerimizin Ilgar'la olan fotograflarini astik panoya. Uzaktaki sevdiklerimizin yuzune, ismine asina olsun istedik. Cok sevdi.
Esyalarini odaya tasirken gosterdigi tepki cok ilgincti. Yatagini bolup tasimak gerekiyordu. Bu sirada devamli karsi cikti bana. Sonra ne zaman ki yatagi tekrar birlestirdim, sevinc gosterisi yapti. Yavrum seviyor yatagini :)
Odasinda yatacagi ilk gun orada bol bol oyun oynadik. Aksam yatirdigimda hic yadirgamadan uyudu. En son gece yarisinda emziriyorum yavruyu. Sabah 6 civarinda uyaniyor, elbet bir gun 7 de olur diye umuyorum :) Eski duzenimize gore cok iyi bu. O da yorgun, gozleri kirmizi uyanmiyor artik. 

Gundemimizde sadece ayri oda yok elbet. Once kosarcasina siralayan Ilgar artik tay tay ayakta durabiliyor. Ustelik bir kac adim da atabiliyor :) Artik onu kimse durduramaz! 

Sozel olarak da atak yapmis durumda. Gordugu duydugu seyleri taklit ediyor. Mimikleri cok gelisti. En cok soyledigi sey baba. Sik sik gaga'li seyler soyluyor, sanirim Ilgar'i soylemeye calisiyor. Anne diyebiliyor ama soyletmek icin ikna etmek lazim :). Dadada diye heceliyor. Dayilar ve dedeler umitli :) Bir gun anne baba ona yumulmus opuyorken muck muck opucuklerimizi taklit etmeye basladi. O gun bugundur "op  oglum" dedigimizde oyle yanagimizi falan opmeden muck diyor :) 

Dans konusunda da epey ilerleme var. Kapi gicirtisina, benim soyledigim sarkilarla bile oynamaya basliyor. Popo ve bacaklara artik kollari da ekledi. Kollar havada sallaniyor dans ederken. 

Son olarak benim spor hayatim da yolunda gidiyor. Kaslari fena gevsemis gobegimin, 9-11 ayda siki calisirsam toplanir, belli bile olmaz dediler. Tabii sure bana cok uzun geldi. Bakalim o kadar uzun zaman spor motivasyonum devam edecek mi? Sporun baslica motivasyonu olan Ilgar'a sosyal ortam saglama amaci basariya ulasti. Cok egleniyor orada. Bu konuda keyfimiz yerinde yani. 

Son zamanlarin tek olumsuz gelismesi isirma huyu. En cok beni isiriyor. Okuduguma gore yavru bir derdi varsa anlatmak icin isirirmis. Ya da ilgi cekmek icin. Bizim durum ikinci grupta sanirim. Keyfi isirmalar bunlar.  Tensel temasi en cok benimle kuruyor; belki bu yuzden beni daha fazla isiriyor. Taktik olarak hep ayni, sert ifadeli ama azarlamayan bir tepki vermeliymis. Aslinda bu tepki memeyi isirmasina engel oldu. Baslarda memeler ciddi anlamda hasar goruyordu, kaniyordu. Artik bitti neyse ki. Kol bacak, goz kapagi isirmalari da biter elbet :)

Son olarak kaka yaptigini belli etmesi icin kaka yapar yapmaz temizlemiyorum altini. Su an oldugu gibi, bir sure sonra rahatsiz olup yanima geliyor ve altini degistirmemi istiyor. Anahtar kelime olan 'kaka'li cumleler kurup temizlemeye gidiyoruz. Umarim daha sonra bezi birakma calismalarimizda bunun faydasini gorururuz. 

Simdi kakali cumleler bizi bekler, temizlige :)
---

Yavru uyudu, unutmadan yazayim istedim. Bir kac aydir yerde minicik bir cop dahi gorse hemen isaret parmagiyla dokunup kaslarini catip ciddi ciddi himmmm diyerek homurdaniyor, konusuyor. Cok ciddi incelemelerde bulunuyor. Hep ayni yerde biraktigi mandalina kabugunu aldigimizda cok kiziyor.  Her gun o koseye gidip mandalina kabugu ziyareti yapiyor. Mandalina kabugu haricinde favorileri sabitlenmis vida basliklari, her tur elektrik kablosu, priz ve fisler.

Uzun suredir kirpiklerimi fark etmis durumda. Emzirirken parmagi hep kirpiklerimde. Bir gozun kirpikleriyle oynarken ikinci gozun varligini ilk fark ettigindeki yuz ifadesi cok guzeldi. Ara sira goz yuvarlarimi tutmaya calisiyor kahakaha atarak. Burun ve kulak deliklerimi kurcalamak, yuzumu sert bir sekilde yana cevirip kupemle oynamak,  dis tellerimle oynamak diger keyif aldigi faaliyetlerden :)

31 Ocak 2011 Pazartesi

Uyku ve Ayri oda

Ilgar'la zaten cok da harika olmayan uyku duzenimiz iyice bozulmus durumda. Ilgar dogdu dogali yataginda yatiyor fakat bizim basucumuzda. Onceleri yataginin bir tarafindaki parmakliklari kaldirmis bizim yataga dayamistik. Boylelikle ben yavruya istedigim zaman ve sekilde ulasabiliyor ama yavruyu yanimizda yatirip onu ezme riskini almiyorduk. Hem daha sonra kendi yataginda yatmaya alistirma gibi bir derdimiz olmayacakti. Bence cok guzel ve pratik oldu. Tavsiye ederim. Ne zaman ki Ilgar kimil kimil ilerleyip iki yatak arasina girme calismalarina basladi, o zaman parmakliklarini taktik yataga. Yine benim basucumda, bizim orada oldugumuzu gorup bilerek huzurla uyudu yavrum.

Fakat artik durum degisti sanki. Her uykusundan aglayarak uyanma, her sabahin besinde bizi cigliklarla uyandirip yaklasik bir yarim saat sonra yine uyuyakalma, sonra yine bir yarim saat sonra cigliklar derken ben su siralar iyice yiprandim. Bir donem gece teroru denen durumu yasadik. O ayri idi. Yavru uykusundan uyanmadan, ruya goruyormus gibi, korkuyla ciglik cigliga agliyordu. Bizi tanimiyor, aradigi memeyi burnunun ucunda sunulmus olmasina ragmen gormuyordu. Boyle yaklasik yarim saati bulan aglama krizinden sonra kendiliginden uykuya daliyordu. Gece teroru denirmis buna, bilmezdim. Hala devam ediyor olabilirmis fakat biz sansliydik ki bitti.
Simdiki sorundan doktoruna bahsettigimde bana "ayrilma endisesi"nin soz konusu olabilecegini, giderek dozunun artabilecegini ve bu yuzden kendi odasinda yatmayi ogrenmesi gerektigini soyledi. Tabii odasina koy, aglasin, alisir elbet gibi bir yontem degildi tavsiye ettigi. Odasi oldugunu anlayabilecek kapasitede oldugunu, ona anlatacagim seylerin sandigimdan daha cogunu anlayabilecegini, baslarda zorlansak da her ihtiyaci oldugunda yanina gidip bizlerin yan odada oldugunu, kendisinin uyumasi gerektigini vs. anlatmam gerektigini, ileriki yaslarda kendi odasinda uyumakta sorun yasamayacagini vb. anlatti.
Acikcasi cok ikna olmustum. Odasini temizledim dun aksam. Simdi yatagini ve diger esyalarini buraya tasimak gerekiyor. Fakat dun gece temizlik isi bitip de odamiza emzirmek icin gittigimde cok garip hissettim. Sanki onun odasi bizimkine cok uzakti. Sanki yavrum beni gormeyince korkardi... Sanki ben uyanip uyanip yavrunun ustunu ortmeye, nefesini dinlemeye, yuzum ona donuk yatmaya fazla alismisim. Belki yavru hazirdir da ben hazir miyim bilemedim. Degilim sanirim.

Sonra aklima babasiyla konustuklarimiz geldi. Zaman zaten inanilmaz hizli geciyor. Sanki bu ilk asama olacak. Ayri odaya cikacak. Sonra ayri dunyalarin insanlari olacagiz. Ayri eve ciktiginda uzaktaki sevgili ana babadan  ibaret olacagiz. Ayrilma endisesi sadece yavrularda olmuyormus iste. Aman!

25 Ocak 2011 Salı

Nar Bülbülü

Ogluma hamileyken daha yeni tasindigimiz evimizin bahcesi bu kuslarla doluydu. Robin, Kizilgerdan, Nar Bülbülü imis adi. Renkli bir kus gormenin heyecaniyla baslamisti kuslara olan merakimiz. H. isi ileri goturup durbun ve cesitli kus kitaplari almis, kus gozlemine baslamisti. Balkonda saatlerce oturup elim gobegimde bebegimde o kuslari izlerdim. Gocmen kuslar bunlar, sicak havayi seviyorlar. Bu sabah donmusler bahcemize. Eski bir dostu agirlar gibi hissettim. Baharin geliyor oldugunun habercisiydiler ustelik. Ah buranin en cok sevdigim ozelligi, sicacik olmasi. Bu kis uzun surdu, yetti bize. Coktan hazirim gunese. Diger taraftan buranin en iyi bilinen ozelligi kasirgalar var :) Kasirga degil ama bir firtina var su an. Gokten kovayla bosalircasina yagmur yagmakta ve simsekler cakmakta. Perdeler acik, disariyi izliyoruz Ilgar'la. Ezginin Gunlugu cok yakisti bu havaya.

Dun gece uyumadik. Ilgar sanirim dis cikarma evresinde yine. Uyumadi, uyutmadi. Benim zaten agriyan basima hic bir agri kesici etki yapmaz oldu. Boyle uyusmus, agir bir gun yasiyoruz. Muzik sakinlestirdi yavruyu, kendi kendine oynuyor.




Fotografin kaynagi

17 Ocak 2011 Pazartesi

Gecen gunlerimiz

Bir suredir Blogger.com'da gariplikler oluyor, yeni yazi yazamiyordum. Kisa kisa anlatayim simdi. Ilgar'la spor salonu macerasina giristik. Fakat tam anlamiyla basladigimiz soylenemez. Kayit oldugumun ertesi gunu Ilgar tum gece uyumadi, ertesi gun de. Ben uykusuzluktan ve bas agrisindan yuruyemez hale geldim :) Hal boyle olunca salona gitme sansimiz olamadi. Ben hep universitenin spor salonuna gittigimden gozum % 98i benden 5 yas kucuk, genc bedenler gormeye alisik. Fakat burada her yas grubundan insan vardi, sasirdim, en guzeli kendimi cok zayif hissettim :) Cocuklara bakilan bolumu pek sevdigim soylenemez. Temiz degil, ama buyuk bir problem degil; bu konuda kendimi egitiyorum. Farkli yasta bir cok cocuk bir arada, bizimkine bir zarar gelir mi bilemedim. Daha once ona kafa atan yasca buyuk bir cocuktan bahsetmistim, sanirim bu yuzden endisem.
Neyse artik bugun gitme planlarimiz var. Bakalim bir aksilik cikmazsa.


Ilgar'in uyku duzeni icinde yasadigimiz krizlerden ayrica bahsetmeyi istiyorum. Su siralar "bu boyle gitmez! ben de insanim!" diyerek reform yaptim/ yapmaya calismaktayim. Geceleri sadece 12ye kadar emzirip sabaha kadar en azindan 6 saat uyuyalim istiyorum. Tracy Hogg'dan esinlenmeme gore 7, 10, 14, 19 saatleri uyku saatleri olacak. Gunduz 60-75 dakikalik iki uyku yeterli. Hic uyuyamadigim aksamin sonrasinda bu duzene gecmeye calistik. Sorunlardan biri benim 7de gozumu acamamam :) Tabii bunda gece defalarca uyanmaya alisik oldugumdan uykusuz olmam onemli rol oynuyor. Hele bu deney de sonuclansin, yazacagim detaylari ve sonuclari.

Bu arada Ilgar'i hep isirip operek sevdigimizden cozmemiz gereken baska bri sorunumuz daha oldu. Ilgar isiriyor. Tamam isirirdi ama simdi oyle bolye degil. Sevgiyle yuzume yaklasip, iki eliyle kafami kavrayip yanagimi kapiyor mesela. Hani ben alistim aciya ama bunu baska cocuklara da yaparsa diye korkuyoruz. Modern Family dizisinde de vardi benzer hikaye. Isirmak kotu diyoruz, tepki koyuyoruz guya ama ilk firsatta "yeeerrriiimmmmm seni" diye daliyoruz yavrunun gobisine. Sahi ya yemeden sevemiyoruz, yok mu Turkce'de soyle tatmin edici bir sevgi ifadesi?

Yemek konusunda bir degisiklik yok diyebilirim. Ona hazirlanan yemeklerden degil de bizimkilerde hep gozu. Dun tavuk suyuna yaptigim corbanin icine biraz da tahil koyup yedirdim, cok sevdi. Gayet pratik geldi. Et ve tavuk suyu (etli/tavuklu) ve tahil (pirinc, yulaf, arpa cogunlukla) karisimlari saglikli bir kombinasyon. Bir de tuzsuz taze peynir (mozarella) yiyor severek. Yumurta sarisina alisamadi. Armut hala en favori meyvesi, sindirim sistemi icin de cok iyi.

Simdilik bu kadar olsun. Yakinda uyanir, bir an once yapmam gereken isleri bitireyim.

13 Ocak 2011 Perşembe

Oglumun simdiye kadar giydigi kiyafetlerini koliledim. Ah kucucukmus! Icim bir garip oldu. Kokladim, deterjan kokuyor. Bir dahaki bebegimin kirli kiyafetlerinden saklayacagim. :/ 


---
Gece korkunctu. Her saat basi aglayan bir bebegi uyumaya ikna etmeye calismak. Offf! Sanirim sebep disler. Bir de beceremedim bu gece uykusu duzenini oturtmayi. Sahi nasil oluyor aksam 7de yatirilip sabh 7de kalkan cocuk? Cocuktan cocuga degisir ama ya biz bir seyleri yanlis yapiyorsak diye korkuyorum :/ Bu sefer de yorgunluktan erken saatte siziverdi. Gece yarisi oldu, bekliyorum; kesin uyanir.


---
1.16.2011
Oglumla kuru uzum yiyoruz :)


1.17.2011
 Beyonce'nin Single Ladies sarkisinda ne var bilmiyorum ama Ilgar da kipir kipir dans ediyor bu sarkiyla :) 

15 Aralık 2010 Çarşamba

uyku teroru - night terror

Burada sabahin bes bucugu. Bizim oglana 'night terror' teshisi koydum. Aranizda tecrube eden oldu mu, ne yapmali? Uzun suredir var olan, giderek siddeti artan sekilde uykusundan ciglik cigliga aglayarak uyaniyor. Yatagi bizimkinin yaninda. Dogrudan benim yattigim tarafa bakarak beni ariyor. Fakat ben oradayken beni gormuyor bile. Kucagima almam da fark etmiyor, resmen uykuda ama uyanamiyor da. Hungur hungur agliyor. Konusmak, sarilmak vb. hic bir sey onu rahatlatmiyor.  Ne zaman ki o uyku halinden cikiyor, yatagina koyuyorum hic bir sey yokmus gibi donencesine bakip uyuyakaliyor. 


Her aksam oluyor bu. Ben de okudum, arastirdim, gecici ama ne kadar surecegi de belli olmaz diyorlar :( Kucaginda durmuyor zaten. Aksamlari emerek uyuyor ama en huzurlu uyudugu yontem o :/

30 Eylül 2010 Perşembe

Jet lag oldu yavrum. Geceyarisindan sonra uyaniyor, gunduz uykuya giremiyor. Gozlerinin etrafi, kaslari kirmizi kirmizi bakiyor.
4.10.2010: Gecti sayilir. Geceleri 2-3 saatte bir uyanmasa ne guzel olacak. Alisacak diye korkuyorum :/

3 Eylül 2010 Cuma

uykusuz

Emzirirken gozlerini acamiyor ama yataga koydugumda uyaniveriyor. Sonrasi ciglik cigliga muhabbet. Ehh sen de uyuma konus istiyor :/ Off perisanim. Kac gundur boyle. Sirtim da agriyor. Ben de boyle mizmizlaninca sorunlarim cozuluversin istiyorum :)

5 Ağustos 2010 Perşembe

uyku isleri

belki sabah 5te degil de 7de uyanir deyip gecenin bir saatinde emzirdim ama durum degismedi. 5te uyanikti :) 
Biyolojik saatleri tikirinda en azindan :) Yine de kendim yatmadan evvel emzireyim diyorum. Madem emiyor, kacirmayalim o ogunu.