Bizim oglan dogdu dogali bilgisayarla icli disli olmak zorunda kaldi. Daha hastahanedeyken Skype uzerinden kamerayla Turkiye'deki merakli sevenleriyle tanisti Ilgar. O gun bugundur Skype'in acilis sesini tanir, baglanti oluyorken kim cikacak diye heyecanla bekler, karsina cikan kisilere ozel tepkiler verir. Artik onlari taniyor mu acaba diye sormuyoruz bile cunku taniyor. Hal boyle olunca karsi taraftakilerin yuregi eriyor sevincten ve ozlemden. Uzak olmanin en cok uzdugu zamanlardan...
Bunun haricinde eve kim geldiyse -ki kalabalik bir arkadas grubumuz var- hic birinden guler yuzunu esirgemedi yavrum. Tek yabancilik yaptigi zamanlar gulumseyip de ayni sekilde guler bir yuzle karsilik alamadigi zamanlar oluyor ve o zaman agliyor dudaklarini sarkitarak. 4 kusur aylikkendi sanirim yuvaya basladi Ilgar. Hic cekinmedim yuvaya gonderirken. En onemli sebebim yuvaya gidip oglumu emzirebilecek sansimin olmasiydi. Sonralari iyice sevdim yuva isini. Cunku yavru daha yuvanin kapisindan girerken sevinc cigliklari atiyordu. Oyun alanina biraktigimda ilk is en sevdigi arkadaslari Kendall ve Emma Grace ile alin alina verip karsilikli gulerek kendi aralarinda muhabbet etmekti. Benim mezuniyetim dolayisiyla yuvayi birakmak zorunda kaldik. Ogretmenleri cok uzulmustu, biz daha cok uzulmustuk.
Neredeyse bir aydir Ilgar benimle takilmakta. Cokca arkadas ziyareti, gezi soz konusu oldu fakat yavru sikiliyor. Tek basina anneyle takilmak pek hosuna gitmiyor. Gunluk rutinlerimiz arasinda Skype ile anneanne, babaanne ve diger sevenlerle gorusmek, yemek yemek, oyun oynamak, uyuma calismalari var. Oyunlarda bazen cok eglendigini bazense hic ilgisini cekemedigimi anlamak zor degil. Ustelik benim icin de cok zor onu mutlu etmek.
Neyse uzatmayayim. Gecen Cumartesi Gunu babasi ile beraber ucumuz alisveris merkezine gitmek zorunda kaldik (H.'yi o binanin icine sokmak mumkun degildir normalde ama bu sefer onun icin gidiliyordu). Ben magazanin birinde gerekli seyleri ararken babasi oradaki oyun alanina goturdu kuzuyu. Gittigimde Ilgar agzi kulaklarinda bebek arabasindan kosturan cocuklari izliyordu. Ilgar icin cok erken orada oynamak fakat dayanamadik ve Ilgar'i pesinden giderek saliverdik oyun alanina. Yavrum benim! Cok kotu oldum! O kadar sevinmisti ki, ciglik cigliga sevinc icinde kostu (emekleyerek) oyun alanina. Bir nese ki sormayin. Bir dakika kadar sonra 5 yaslarinda bir cocuk emekleyerek Ilgar'a dogru kostu ve Ilgar'a kafa atti. Yavrunun alninin ortasi sisip kizardi. Kactik oradan. Ama bu boyle gitmez. bir cozum bulmali.
Daha once Nurturia'da dert yanmistim bu konuyla ilgili. Yasadigimiz yerde oyun grubu bakmamizi onermisti Pratik Anne. Bir tane buldum bulmasina ama anneler daha cok kendileri icin toplasiyor gibiydi. Gece gezmelerine cikiyorlar falan :) Bu siralarda eve gelen reklamlardan birinde eve cok yakin bir yerdeki spor salonunun cocuk bakan bir bolumu oldugunu, sen spor yaparken bebisin orada oynayabilecegini ogrendim. Benim gibi tembel bir insana, hele de "hani emzirirken gidiyordu bu kilolar!" diye isyan eden birine boyle spor yaptirilir. Artik yavru icin mecbur salona gidip spor yapacagim. Simdi oraya gidip gorusecegiz, bakalim nasil olacak.

