30 Nisan 2014 Çarşamba

3.5 - 4 yas

Cok uzun bir ara oldu bu. En son okulda isler yolunda degil diye yazmistim. O okulda isler cidden yolunda degildi. Dort haftanin sonunda o okuldan ayrilmak zorunda kaldik. Basta ben istemedim bunu. Bir daha oylesini nerede bulacaktik? Ya diger okullar da boyle tepkili olursa cocugumuza? Epey endisem vardi. Fakat bu okulda hosuma gitmeyen seyler de vardi. Ogretmenler gozetmen gibiydi. Cocuklarin kendi halinde takilmasini uzaktan izliyorlardi ve bizim oglumuz sadece uzaktan seyredilecek bir cocuk hic olmadi. Cocuk okul kurallarina asina degildi, Ingilizce'ye hakim degildi, ilk kez boyle bir ortamda bulunuyordu, ilk kez annesinden bu kadar uzun sure ayri kaliyordu... Bu liste epey uzar aslinda. Sonuc olarak soz konusu okuldaki ogretmen ve yoneticiler cocugumuza hak etmedigi bir tepkiyle yaklastilar ve onu okuldan almamizi istediler.

Bunu isteyeceklerini fark ettigim icin cok kisa surede bir cok okulla gorustum. Artik iyice umidimi kesmistim. Evimize uzak mesafede olan bir okulu aradim. Telefonda konustugum okulun mudurune oglumun yerinde oturamayan ve kurallar konusunda zorluk cikaran bir cocuk oldugunu acikca soyledim. Kadinin bana cevabi "Tatlim, butun 3 yasindaki cocuklar uzun sure yerinde duramaz ve kurallara kolaylikla uymaz." oldu. Cok sevdim, cok sevindim :). Daha sonra oglumla bu okulu ziyarete gittik. Mudurun odasindayken daha kipir oglum yerinde duramiyordu, mudur durumun gayet farkindaydi. Bana ev ile okul arasi mesafenin sorun olup olmayacagini sorunca rahatladigimi hatirliyorum. Acik bir sekilde her seyi anlattim. Pedagogun 'yas grubunda aktif grupta' diye tanimladigini, davranis idaresi aldigimizi, birebir iletisimde cok daha uyumlu oldugunu fakat kalabalik grup icerisinde zorlandigini vs. konustuk. Okulu gezdik, sinifa gidip ogretmenleriyle tanistik. Ve yeni, gercek okul macerasi baslamis oldu.

Sanirim Ekim 2013'te basladi bu okula. Yukarida yazdigim sorunlar burada da soz konusuydu. Fakat Ms. Laura, Ms. Nita ve Ms. Helen bizim icin kurtarici gibiydi. O kadar sevgi, ilgi ve sabirla ilgilendiler ki cocugumuzla, okul donusunde oglumun uzerinde farkli parfum kokusu duyduguma sevindigimi hatirliyorum. Demek ki cocuguma sariliyorlardi :). Sarilarak, ope koklaya, sevgiyle ilgilendiler oglumla.

Fakat onlar kadar oglum da zorlandi. Kasim ayinda her gun bas agrisindan sikayet etmeye basladi. Cok belli etmeden agriyan yeri sordugumda hep ensesinden itibaren kafasinin arkasini gosteriyordu. Bir sabah bas agrisiyla uyaninca solugu doktorunda aldim. Allerjiden kaynakli burun tikanikligi oldugunu, kulaklara basinc yaptigini ve bunun icin allerji surubuna baslamasi gerektigini soyledi doktoru. Cidden surup ise yaramisti; burnu artik tikali degildi, cok daha iyi uyuyordu fakat bas agrilari hala devam ediyordu.

Bu arada okulda sosyallesmede zorlaniyordu oglum. Oglen yemeklerini arkadaslarindan ayri bir masada yemek istedigini ogrendigimde cok uzulmustum. Benim tesbitim Ingilizce'yi arkadaslari gibi konusamadigi icin gurur yaptigiydi. Eger ortamda konuya hakim degilse kosturmayi tercih ediyor, bu sekilde dikkatleri uzerne cekmeyi basarabiliyordu. Bu yuzden bir konusma terapistiyle iletisime gectim. Bana cocugu degerlendirebilmesi icin Turkce biliyor olmasi gerektigini ve bu yuzden elinden bir sey gelemeyecegini soyledi.

Daha sonra bir 'okul pedagogu' ile iletisime gectik. Yaptigi degerlendirmenin sonunda oglumuzda Dikkat Daginikligi ve Hiperaktivite belirtilerinin oldugunu, Ingilizce'sinin yasitlari kadar iyi olmadigini ve bunlarin okuldaki sorunlara yol acabilecegini soyledi. Yeni bir bilgi miydi bu? Hayir. Peki ne yapmali?
Ms. Lisa okula gelerek oglumuzla calismaya basladi ve iki haftada bir ziyaretleri inanilmaz etkili oldu. Onerdigi sekilde bir konusma terapisti ile Ingilizce uzerine yogunlastik. Ms. Melissa'nin yaptigi degerlendirme tahmin ettigimiz gibi konusma Ingilizcesi'nin anladigindan daha geride oldugunu gosteriyordu. Bunun nedeni sadece ve cok basit bir sekilde cift dilli olmasiydi. Bazi cocuklar sandigimdan/bildigimden cok daha zor aliyormus iki dili.


 Bu arada bas agrilarinin kaynagi hala bulunamamisti. Oysa hikayemiz STRES diye bagiriyor bile, degil mi? :((
Gunluk, sebebi bulunamayan ve ense/bas arkasindan baska yerde olmayan bas agrisi bizi genel anestezi ile MRI cektirmeye kadar goturdu. Bu surec icerisinde bizim cok stresli oldugumuzu sezen (fakat bas agrisindan habersiz) babaanne ve dede ziyaretimize geldi. Epey cumbuslu ve fakat cok stresli bir Christmas ve yilbasi donemi gecirdik hep beraber. MRI cekilecegini onceki aksaminda soyledik dede ve babaannesine. Bu arada benim kardesime MS teshisi konmustu. Cok agir, zor, karanlik gunlerdi. MRI sonucu temiz ciktiginda hissettiklerimi anlatabilmem mumkun degil. Buraya yazabilecegim ne cok sey varmis...

Anne babasinda migren olan bir cocugun stres karsisinda tecrube ettigi bir sorundu bu bas agrisi. Stres azaldikca agrilar da azaldi ve bitti. Stres azaldi isin en guzeli. Ms. Lisa ve okuldakiler bizim kurtaricimiz oldu. Ayri masada yemek isteyen oglumuzu Claire hic yalniz birakmadi. Bir zaman sonra Sophia, Valeria, Lacey ve Ella etrafindaydi. Oglumuzun israrla sacina dokunup sarildigi African-American arkadasi Albert cok anlayisliydi ve karsilik olarak o da sariliyordu artik. Cocugumuz dili yeterli kullanamayinca beden diline donuyordu fakat karsilik almayinca bozuluyordu bu duruma; Albert sayesinde o sorun da asildi. Kizlar sosyallesmesinde cok etkili oldu.
   
                             

 Bu arada belirtmeliyim, sinifinda itibarinin artisi Cadilar Bayrami kostumu sayesinde oldu. "Where the wild things are" kitabindaki King Max gibi giyinmisti (kostumu anne elinden cikmaydi) ve butun arkadaslari ve ogretmenleri tarafindan muthis bir ego tatmini yasadi kuzum. O gun bugundur begeniyorlar cocugumu :).


Artik oglumuz okulunda huzurlu. Arkadaslari ve ogretmenleri ile cok mutlu. Uzun bir hikayenin mutlu bir gidisati soz konusu. Umarim hep daha iyiye gider. Umarim buraya daha cok yazmak icin hevesim olur. Ne cok sey birikmis. Aslinda bir baska yazida okul pedagogunun uyguladigi isimize yarayan taktiklerden bahsetmeli.

10 yorum:

  1. Yazmana çok sevindim. Çünkü yazdıkların bana rehber niteliğinde. Ege 3 ay sonra 4 yaşında olacak ve halen düzgün konuşmuyor. Aslında isterse evet konuşuyor ama bu yeterli değil. Başka çocukların "ne diyo ya" demesi beni üzüyor ama Ege sadece koşmak derdinde. Bugüne kadar beraber oyun kurma ve oynama girişimlerimiz hep onun konudan uzaklaşıp kendine göre başka şeylere yönelmesiyle sonuçlandı. Her daim zıplamak kovalamaca oynamak top koşturmak veya arabaları tokuşturmakla meşgul. Kreşe veremiyorum çünkü kendi semtimde kreş yok! başka semte servisle gidecek durumda olduğunu düşünmüyorum ve endişeli biriyim kendim götürüp getirmem gerek. Ayrıca ilgili bir yerler bulabilecek miyim? Bu ara sürekli okulu düşünüyor ve depresyona giriyorum. Ege yaşıtlarıyla uygun durumda olacak mı? Dikkat dağınıklığı ve hiperaktive tanımlarına çok uygun. Ailede diğer adı durduğu yerde sabit duramadığı için "kurtlu". Endişeliyim ve seni okuduğumda daha çok dertlenmeye başladım. Okul kabusum büyüdü!!!
    Bu arada iyi ki yazdın, çok mutlu oldum :)
    Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tavsiyelerim olacak sana. Oncelikle Ege'nin sosyallesmesini saglamali bence. Goreceksin konusmasi cabucak toparlanacaktir. Kitap okurken ona sorular sormak konusturma pratigi yerine gececektir. İletisim konusunda ozguveni yerine geldiğinde dier cocuklarin ne dedigi onemli degil. Eger belli bir sure hic bir gelisme gozlemleyemiyorsabiz bir konusma terapistine gitmenizi tavsiye ederim. Cok etkili olacaktir.

      Bir aktivite yaparken dikkatini cekecek diger faktorleri ortadan kaldirmak isinize yarayabilir. Bizim oglan resim yapmak istiyor fakat yerinde duramadigi icin yapamıyordu. Akilli telefon varsa Kiddy Timer denen basit bir program var. Onu kullanarak masada ya da herhangi bir aktivitede harcadigi sureyi (olabildigince kisadan baslayip yavas yavas arttirarak) birlikte takip etmek cok etkili.
      Okul mufredatlarinda neler oldugunu bularak bunlari sen yapabilirsin cocukla. Mesela hangi sarkilari soyluyorlar, nasil el isi aktiviteleri yapiyorlar vb. bilgiler daha sonra Ege okula basladiginda ona alismada kolaylik saglar.

      Sil
    2. Telefondan yazdigim icin hatali ve kesik kesik yaziyorum; kusura bakma.

      Bizim oglan dikkat daginikligi ve hiperaktivite'nin her ozelligini tasidigi halde bu yasta bu teshisten kaciniyorlar. İlkokul 1.-2. sinifta bu sikintilar devam ediyor veya artiyorsa adhd teshisi konuyor. O yasa kadar cocuktaki belirtiler kaybolabilir de.

      'Kurtlu' ya da kipir her nasilsa çocuğa bunu soylemeyin. O yerinde duramama hali icin occupational therapy yontemleri var. Su siralar cok yogunum fakat ilk firsatta bliga detayli yazarim. Hizli tavsiye olarak cocugun eklemlerine kaslarina kisa sureli yumusak masajlar, sensational brush denen tibbi malzeme satan yerlerde bulabilecegin yumusak vucut fircasiyla kol bacak ve sirti fircalamak, cocuga bol egzersiz yaptirmak, mutlaka her gun temiz havada koşturmasıni saglamak, burun tikanikligi gibi bir derdi varsa uykularinin duzgun olmasi icin o dertlerden kurtulmak ise yariyor.

      Sil
    3. Burayi okuyabilecek diger insanlar icin yazayim. Her cocuk hareketlidir, kipirdir. Hiperaktivite, dikkat daginikligi ve dikkat daginikligi ile birlikte hiperaktivite bundan farkli seyler. Cocuklarimiza bu etiketleri yapistirarak kendimizi ve onlari etkilememeli. Oncelik cocuklarimizi mutlu bir sekilde buyutebilmek, sosyal hayatlarinin olunsu etkilenmesinin onune geçmek. Eger bir sikinti oldugunu dusunuyorsaniz bir pedagoga gitmenin hic bir zarari yok.

      Sil
    4. Ruhdagi, bizim tecrubeleru yazmaya devam edecegim. Hic bozma moralini. Cocuklar inanilmaz hizli adapte oluyorlar yeni durumlara. Bir bakacaksin konusma derdi yok. Dort yas cok buyuk ataklarla geliyor :))

      Sil
  2. Gözlerim dolu dolu okudum... Benzer şeyleri hatırladım... Biliyor musun Meryem tecrübe ettim ki; bir yerde birşey ters gidiyorsa ısrar etmemek lazımmış.... Selim'in okulu ters gittiğinde eşim olsa ben bunca ısrar etmeyecek ve çocuk da bunca yara almayacaktı belki. Ama insan hep ama diyor, ya biri daha böyle çıkarsa... Selim hareketli bir çocuk değildir, yaramaz da ama o baskı ve stresle öyle saçma şeyler yapıyordu ki; eyrlerde bebekçe emeklemeler, dayanılmaz sesler çıakrmalar, çok abartılı kahkahalar... kısacası bir şekilde patlatıyorlar o sıkıntıyı...


    İnşaallah hiç ama hiç sıkıntı yaşamazlar.. Çocuklar üzülmesin, sıkıntı çekmesin, çok acıyorum ben onların yaşadığı sıkıntılara

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cok haklisin. Simdi ben de keske o dort haftayi beklemeseydim, daha ilk haftada ayrilsaydik o okuldan diye dusunuyorum. Ama boyle tecrube etmis, öğrenmiş olduk iste.
      Bu cocuklar daha kucucuk, icim gidiyor hep. Sizlerin yasadigi sikintilari da hatirliyorum. Neyse ki duzeliyor her sey. Umarim ileride keske dedirtecek seyler yapmayiz.
      Sevgiler

      Sil
  3. Çok zor zamanlar geçirmişsiniz, çok şükür ki herşey yoluna girmiş. Umarım kardeşiniz de atlatır MS i. Tedavi yolları var, sakın pes etmesin.
    Sevgiler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tesekkur ederim. Dilerim tekrarlamaz o sikintilar :). MS'de erken teshis cok etkili oldu. Ataklar oldugu da hemen yakalniyor ve hasarin onune geciliyor bir sekilde. Basina gelmeden evvel cok korkutucu geliyor boyle hastaliklar fakat vur sekilde ogreniyor insan bas etmeyi.

      Sil
  4. Sıkıntılı zamanlarınızın geride kalmasına sevindim, doktorlar erkek çocuk büyütmeyen annelere çocuk büyüttüm demeyin demekle haklılar galiba, sosyalleşmeleri, enerjileri, duyguları bambaşka olan yavrular. Biz erkek annelerine biraz daha fazla iş düşüyor galiba... Sevgiler.

    YanıtlaSil