4 Temmuz 2012 Çarşamba

26. aydan

26. ayin en onemli gelismesi oglumun sut emmeyi birakmasi oldu. Turkiye gezimiz sirasinda annesinden uzaklasma endisesiyle emmeyi abartan oglumuz, kendi duzenine donunce normale dondu. Iki ay icerisinde gun ici emzirmeleri atlar olduk. Sabah kalktiginda ve aksam uyumadan evvel olan seanslarimiz da bir kac gun icinde son buldu. Aksam seansindan sonra ertesi gundeki tum seanslari da atlayinca bu is tamamdir dedim.


Ne ister misin diye sordum, ne de o istedi. Gunlerden  20 Haziran'di, oglumuzun 26 aylik olmasina 4 gun vardi. Bir yanim uzulmedi degil. Oglum ele avuca sigmayan bir ates parcasi. Bir daha oyle kucagimda yatmaz, kendini sevdirmez bana. Koynumda uyuyakaldiginda saclarini, guzel yuzunu oksayamam. O siginma ve huzur hali bir daha olmaz. Hic bir sey eskisi gibi olmaz. Derken bitti iste. Ertesi gunler arada istedi ama sutun bittigini soyledim ona. Hic oyle kalemle cizmek, tadi kotu seyler surmek gibi yontemlere ihtiyacim olmadi neyse ki. Hala arada aklina geliyor. Artik sut olmadigini ama isterse ona dolaptan sut verebilecegimi soyluyorum. Ikna oluyor kuzum. Tabii ki dolaptan sut icmiyor. Oyle ara ogun diye bir seyler yiyip icmek gibi bir aliskanligi ne zaman oldu ki?


Uzun zaman olmus yazmayali. Tuvalet calismalarimizda henuz basarili oldugumuz soylenemez. Artik tuvaletin macerali bir yer olmadigina kanaat getirdikten sonra birakti cis ve kakayi soylemeyi. Hala bir miktar tuvalete yapsa da kalanini bezinde tamamliyor. Dogrusu bu konuda ne yapacagimi bilemiyorum.

Diger bir gelisme de tek kisilik yataginin olmasi. Gerci hala parmaklikli yataginda uyuyor. Tek kisilik yatakta o kadar mutlu oluyor ki heyecandan uyuyamiyor. Ziplayip hoplamak varken yatmak hic ona gore degil. Hal boyle olunca durumu kendi de kabulleniyor ve parmaklikli yatagina itirazsiz yatip siziveriyor. Kucuk yatagindaki cadiri kaldirdiktan sonra gecenin herhangi bir saatinde yanimiza gelir oldu. Fakat benim de kalktigimi gorur gormez geri donup yatagina yatiyor ve benim de odada uyumam halinde uyumaya devam ediyor. Simdilik bundan sikayetci degilim.

Konusma konusunda yavas oldugu asikar. 24. ayla birlikte soyledigi kelime sayisinda oldukca buyuk artis olmasina ragmen cumle kurma gibi zahmetlere kalkismiyor. Diger yandan atana (anahtar), alpaka (alpaca hayvani), otobus, okiti (helikopter), abiko (avokado) gibi kelimeleri soyleme cabasi cok tatli :) Her soyledigimiz kelimeyi tekrar edebiliyor ve en guzeli bunu yapmaya cok hevesli. Ilk soyledigi Ingilizce kelimelerin "jump" ve "up" (zipla, yukari) olmasi da bize cok anlamli geliyor :) Bir de Kurabiye Canavari'nin Cookie (kuki)'lerinden kuki demeye alisti ama canavarin adi saniyor Kuki'yi, kurabiye oldugu hakkinda hic fikri yok.

Bir de son donemlerde yeni bir kelime turetti ki cok cok mutlu ediyor. Ben onu hep yavrukus diye sevmisimdir. Gunun birinde babasina "babagus, babakus" diye seslenince gozlerim doldu resmen. O gun bugundur babasi babagus, annesi annis veya annem. Daha ne isteriz :))

Mayis sonundan beri cocuk klubune uyeyiz. Dans, sanat ve jimnastik derslerinden sadece jimnastige buyuk ilgisinin olmasi surpriz degil elbet. Epey yoruluyoruz orada (ben de cok yoruluyorum evet :)).

2 yorum:

  1. Süt macerasının sonlanması anneyi çok üzüyor değil mi? Ela da 30 aylık bıraktığında, Ege'yi emziriyor olmama rağmen, içim burulmuştu. Bu kadar uzun süre emzirebildiğimiz için de çok şanslıyız, hem biz hem bebelerimiz:)

    Ilgar günden güne daha da tatlı oluyor. Maşallah.
    Bu çiş-kaka olayını da çözdü mü tamamdır. Yakındır olayın tamamen nihayete ermesi sanki. Bizim de bu şekilde bir geri gitme durumumuz olmuştu. Sonra birkaç ay içinde kendiliğinden çözdü. Zamana bırakmak gerek biraz sanki.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aramizdaki bagin bir daha oyle olamayacagini bildigimden uzuluyorum en cok. Diger yandandedigin gibi cok sansliydik :)
      Kaka, cis konusunda tuvalete oturmakta bir sikintisi yok ama is soylemeye gelince ortalarda bulamiyoruz oglani. Umarim sizinki gibi cozuluverir bu da :) Yavrulara opucukler :))

      Sil